KURTULMAK NE DEMEKTİR?
Kurtuluşa gereksinimimiz olup olmadığını incelemeden önce kurtuluş düşüncesinin ne anlama geldiğini izah etmeye çalışalım. Kurtulmak, içinde bulunduğumuz tehlikeli bir durumdan veya bizleri bekleyen herhangi bir bela, zarar veya felaketten uzaklaşarak güvenlik altına geçme durumudur. Büyük bir yangın durumunda haytımız tehlikededir. Ateş giderek yayılıyor. Duman ve ateşin sıcaklığını hissediyoruz. Eğer böyle bir durumdaysak acilen buradan kaçmamız, güvenlikli bir yere sığınmamız gerekiyor. Suya düşen kişi boğularak yaşamını yitirme tehlikesiyle karşı karşıyadır ve bir can kuratarana ihtiyacı vardır. Hapiste olan kişi dört duvarın köleliğinden özgürlüğe çıkması gerekir. Örnekleri çoğaltabiliriz. Kısa olarak kurtulmak, içinde bulunduğumuz hayati bir tehlikeden veya gelecek bir zarar veya beladan muaf olarak güvenlik ortamına geçmektir.
Belki hemen sorabilirsiniz ama bunun benimle veya kurtuluşumla ne ilgisi olabilir ki? Ben böyle tehlikeli bir durumda değilim ki! Beni bekleyen herhangi bir tehlike yok ki! Evet, bir anlamda söylediğiniz doğrudur. Fakat duruma ruhsal açıdan, Yaratıcımız Tanrı açısından baktığımızda biz insanların ne denli büyük bir tehlike içinde bulunduğunu ve bu durumdan da mutlaka kurtulmamız gerektiğini biraz olsun anlayabiliriz. Sevgili okuyucumuz, senin ve benim kurtuluşa gereksinimimiz vardır; çünkü bizler:
Tanrı'nın bizler için hazırlamış olduğu ilk parlak durum ve maksattan düşmüş, Tanrı'dan uzaklaşmış varlıklarız
Kutsal Kitap öğretmektedir ki, Tanrı insanı yarattığında insanlık için şu anda içinde bulunduğumuz ölümü ve acı ortamı değil ama sonsuz ve mutlu bir yaşamı öngörmüştü. Insan Tanrı ile paydaşlık içinde olmak ve Tanrı'yı yüceltmek amacıyla yaratılmıştı (Işaya 43:7). Fakat
ne zamanki insanlığın ilk temsilcisi olan Adem ve Havva Şeytan'ı dinleyip, Tanrı'nın koymuş olduğu yasağı bilinçli olarak çiğnedi, o zaman hem Adem ve Havva, hem de onların soyu olan biz insanlik müşkül ve kötü bir duruma d üşmüş olduk. Bu itaatsizlik ve isyan hem bizlerin varlığında hem de içinde yaşadığımız doğada çok ağır ve derin yaraların açılmasına neden olmuştur. Nasıl yanlış manevra yapan bir pilot, makinist veya şoför bu hareketiyle tüm yolcuları n ın yaşamını tehlikeye atıp ölümüne neden olursa, ilk temsilcimiz Adem ve Havva'nın bu yanlış seçimi de onların soyu olan biz insanlığı otomatik olarak ruhsal bir bataklığa gömülmesine neden olmuştur. Hz. Eyup'un söylediği gibi: "Kirliden temizi kim çıkarab ilir? Hiç kimse‘‘ (14:4). Elçi Pavlus da der: "Günah bir insan yoluyla, ölüm de günah yoluyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi." (Rom.5:12, 3:23 1Yu.1:8, Yu.8:34, Ibr.9:27).
Brüksel İncili (Avederanagan) Kilisesi 


