Brüksel İncili (Avederanagan) Kilisesi

 

 

İncil ve Tarih Işığında Yehova Şahitlerinin Yanılgıları


Yehova Şahitlerine Göre Kurtuluş
Yehova Şahitlerine Karşı Tavrımız Ne Olmalıdır?
Yehova Şahitleri ve Dünyamızın Geleceği
Giriş

Tarikatlar ve Yehova Şahitleri Hakkında Bir Kaç Söz.

İddiaları

Yehova Şahitleri Kendileri ve Yayınları Hakkında Neler İddia Eder?

Tarihleri


 Yehova Şahitleri Nasıl Ortaya Çıktı?

Yehova Şahitleri'nin Öğreti Değişiklikleri ve Sahte Peygamberlikleri.

Yehova Şahitleri'nin Bu Tarihsel Gerçeklere Karşı Tutumu Nedir?

Kutsal Kitap'a Tutumları


Yehova Şahitleri İçin Kutsal Kitap Tek Yetki midir.

Öğretileri


İsa Mesih'in Dönüşü 1914 Yılında Oldu mu?

İsa Mesih'in Dirilişi Nasıl Oldu? Ruh Olarak mı Yoksa Bedensel Olarak mı?

İsa Mesih Kimdir? Yaratılmış bir Melek mi Yoksa Tanrı mıdır?

Kutsal Ruh Faal Bir Kuvvetmi Yoksa Tanrısal Bir Kişilik midir?

Günahlılar İçin Bir Diriliş ve Yargı Olacak mıdır?

Ölümden Sonra Bir Yaşam ve Bir Cehennem Yargısı Var mıdır?

Bazı Uygulamaları


Yehova Şahitlerinin Kan Nakli Konusundaki Tutumları Kutsal Kitaba Uygun mudur?

Yehova Şahitleri ve Bazı Hristiyan Kutlamaları.


Yehova Şahitlerinde Rabbin Sofrasının Kutlanışı.

Genel İncelemeler


Tanrının İsmi "YEHOVA" Olarak mı Söylenir?

İsa Mesih Haçta mı Yoksa Düz Bir Direk Üstünde mi Öldü?

Yehova Şahitleri Tanrı Tarafından mı Yoksa Cinler Tarafından mı Yönetiliyor.

Yehova Şahitlerinin Nazi-Hitler Yönetimine Karşı Gerçek Tutumları Nel olmuştur?

Yehova Şahitlerinin Kutsal Kitap Işığında Temel Yanılgıları Nelerdir?

Yehova Şahitlerinin 1914 Yılı ile İlgili Öğretileri Güvenilir midir?

Sadık ve Basiretli Köle Öğretisi İncile (144 bin) Uygunmudur?

Yehova Şahitlerini Terk Edenlerin Tanıklıkları
Ben de bir Şahidim.
Haberler

Yehova Şahitlerinin 1914 Yılı ile İlgili Öğretileri Güvenilir midir?

Yehova Şahitleri için 1914 yılının ne denli önemli bir yıl olduğunu hatırlamamız çok önemlidir. Yehova Şahitlei Cemiyetini tanıyanlar bu yılın Cemiyet için ne denli önemli ve temel bir tarih olduğunu iyi bilirler. Gerçekten de yakından araştırdığımızda 1914 yılı Yehova Şahitleri teşkilatının üzerine bina ettiği temel bir dayanak veya öğretidir. Hatta Yehova Şahitleri Cemiyetinin şu anda varlığı ve misyonu bu tarihle veya bu tarihte olduğuna inandığı bazı görünmez göksel olaylar zincirinden kaynaklanmaktadır. Örneğin Yehova Şahitleri inanırlar ki;

  1. İsa Mesih 1914 yılında görünmez olarak gelip, Şeytanı gökten kovarak göksel tahtına oturmuştur.
  2. Tanrı'nın göksel kırallığı bu tarihte göklerde kurulmuştur. Yehova şahitlerinin vaaz ettiği başlıca İncil de zaten 1914 yılında göklerde kurulmuş olan kırallık İncili'dir.
  3. Son günler 1914 yılından itibaren başlamış olup, Vahiy kitabında bildirilen korkunç olaylar da bir bir yerine gelmeye başlamıştır.
  4. İsa Mesih 1914 yılında gelişinden üç sene sonra teftiş etme amacıyla tapınağına Hıristiyanlık alemine gelmiş ve bunların arasında sadık ve basiretli olarak yalnızca Tarassut Kulesi teşkilatını bulmuş ve yine onu aynı tarihte yersel kanalı ve temsilcisi olarak tayin etmiştir.
  5. 1918 yılında kutsalların ilk dirilişi gerçekleşmiştir.
  6. Babil yani Hıristiyanlık alemi de aynı tarihte yani 1918'de reddedilerek yıkılmıştır.
  7. Kırallık yetkisini almış olan Mesih Yehova şahitleri aracılığıyla koyunları keçilerden ayırma işine yine bu tarihte başlamıştır.
  8. Gerçek tapınış bu tarihte Yehova şahitlerinde tesis edilmiş ve asırlardır gizli bulunan hakikat ışıkları bu tarihten itibaren parlamaya başlamıştır.
  9. Hatta bugün Yehova Şahitlerince öğretilen göksel sınıf (144.000) ve yersel sınıf veya göksel ve yersel ümitli insanlar anlayışı da bu tarihle ilgili anlayışa dayanmaktadır.
  10. Bu öğretiyle yine bağımlı olarak 1914 yıllarında yaşayan insan neslinin tükenmeden son geleceği görüşü de yine bu tarihe dayanmaktadır.

Yehova Şahitlerini diğer Hıristiyan akımlarından ayıran bu temel özellikler sanırım bu tarihin Cemiyet için ne denli önemli olduğunu açıkça göstermektedir. Hatta Cemiyet 1 Haziran 1997 tarihli bir Tarassut Kulesi dergisinde 1914 yılını ‘ Yehova tarafından açıklanıp ilan edilmesi gereken bir sır' ve 'temel bir iman maddesi' olarak sunmaktadır. Gerçekten de bu tarih Cemiyetin temel bir dayanağıdır. Eğer Cemiyetin 1914 tarihi ve bu tarihle ilgili inançları doğru değilse yukarıda sıraladığım ve Yehova Şahitlerince ilan edilen bütün bu öğretiler ve buna dayalı yan görüşler otomatik olarak düşer. Mesih'in gelişi, gökte kırallığın tesis edilmesi, Şeytan'ın gökten atılması ve Mesih'in tahta oturması, Tarassut Kulesi Cemiyetinin seçilip, atanması, 144 bin vs… gibi Yehova Şahitleri tarafından ilan edilip öğretilen öğretiler geçersiz sayılmış olur. Nasıl en altta bulunan bir konserve kutusu çekildiğinde üstte bulunan bütün kutular hep birden düşer' aynısı gibi de Yehova Şahitlerinin temeli olan 1914 yılının çürüklüğü kanıtlanırsa ona dayalı olan Cemiyetin kendisi, öğretileri vs… her şey düşer. Bu nedenle Yehova Şahitlerinin alt yapısını veya temelini oluşturan bu 1914 yılının ciddi ve objektif olarak araştırılması ve bunun doğruluğunun bizzat kontrol edilmesi çok önemlidir. Bu konuda daha geniş ve tam bir görüşe sahip olmak için araştırmaya gerilerden Cemiyetin ilk zamanlarından başlamak istiyorum.

1914 Yılının Kökeni ve Cemiyetin İlk başkanı C.T. RUSSEL'İN 1914 Yılıyla ilgili Öğretileri

Herşeyden önce bilmeliyiz ki, Kutsal Kitap'ın hiç bir yerinde 1914 tarihi kayıtlı değildir. Bazı Kutsal Kitap ve tarihsel verilere dayanılarak bazı olayların tarihleri yaklaşık olarak hesaplanabilmektedir. Özellikle Kutsal Kitap'ın eskatologya veya sonla ilgili bilimiyle ilgilenen kişiler tarih boyunca bazı kronoloji cetvelleri ayarlamışlardır. (Bunlardan biri de özellikle USSHER'dir.) İlk önce belirtmeliyim ki, 1914 yılının ve bu yılla ilgili görüşlerin ilk kaynağı Russel olmamıştır. Russel 1914 yılını veya bu yılla ilgili düşüncelerini N. H. Barbour adlı bir Adventist öncüden almıştır. Russell önceleri bir Protestan idi. Daha sona Adventist kilisesine geçmiş ve ondan sonra da 1879 ‘da Watch-Tower'u kurmuştur. Aslında N. Barbour da bu 1914 yılının ilk kaynağı değildi. Ondan çok önceleri John Aquila Brown adlı bir İngiliz yazdığı bir kitabında 2520 yıla eşit düşen 7 vakitten söz etmiş ve bunun 604 ‘da başlayıp 1916/7 yıllarında sonuçlanacağını bildirmişti. Barbour bu görüşleri alıp son bir şekil vererek grubunun bir öğretisi yapmıştı.

Sonuç olarak Russel bu tarihi Barbour'dan almış ve daha sonra meydana getirdiği teşkilatın temel bir öğretisi haline getirmiştir. Yine Russel için Adventist Barbour'dan öğrenip, sözkonusu 1914 tarihiyle birbirine bağlı bulunan çok önemli başka bir anahtar tarih daha bulunuyordu. Bu 1874 tarihiydi . Russel'in kitaplarını okuduğumuzda (bu kitaplar bende Fransızca olarak mevcuttur) görüyoruz ki Russel açık bir şekilde İsa Mesih'in 1874 yılında görünmez olarak geldiğini ve bu tarihten itibaren buğdayın delicelerden (veya keçilerin koyunlardan) ayrılma işinin başladığını öğretmekteydi.

Cemiyet'in ikinci başkanı Rutherford da son zamanların da 1799'yılından itibaren başlamış olduğunu İsa Mesih'in ikinci gelişinin görünmez bir şekilde 1874 yılında gerçekleştiğini öğretiyordu ve hatta bunu kanıtlayan bir sürü işaretler sıralıyordu.

Russel'e göre 1874 yılından üçbuçuk sene sonra yani 1878 yılında Mesih Kırallık yetkisiyle kuşatılarak tahta geçmiştir. Bu tarihte ona göre Babil yani Hıristiyanlık alemi yıkılmış ve kutsalların ilk dirilişi gerçekleşmiştir. Ve yine bu tarihte Russel'in teşkilatı Rabbin kilisesi olarak atanmıştır. Bundan başka yine Russel'e göre 1881 yılında göksel çağrı daveti son bulmuştu. Bununla ilgili beyanlar:

Ama bütün bu tarihlerin doruk noktası Russel için 1914 yılıydı. Acaba Russel 1914 yılı için neler öğretiyordu? Onun için bu tarihin anlamı neydi? Russel bu tarihte ‘milletler için tayin edilen zamanların' bittiğini bildiriyordu. Ama o bununla tam olarak ne söylemek istiyordu? Söylemek istediği şeyler günümüzün Yehova Şahitleri Cemiyetinin öğrettiğiyle veya anlayış tarzıyla aynı mıydı? Kesinlikle hayır. Günümüzün Y. Şahitleri 1914 yılıyla ilgili olarak ilk sayfada sıraladığım şu düşünceleri ileri sürer; Mesih'in 1914'de görünmez olarak gelip, Şeytanı gökten kovması, tahta geçmesi, kırallık yetkisini kullanmaya başlaması, gökte kırallığın tesis edilişi, son zamanların başlaması vs… Ama Russel'in 1914 yılında milletlerin zamanının son bulmasıyla ilgili öğrettiği şeyler bunlardan tamamen farklıydı. İşte Russel'in kitaplarında 1914 yılıyla ilgili ileri sürdüğü iddia veya öğretileri:

  1. Russel'e veya ilk Yehova Şahitlerine göre ‘milletlerin zamanının' 1914 yılında sona ermesi, insansal hükümetlerin bu tarihte tamamen YOK EDİLMESİ ve Tanrı'nın Krallığının TAM OLARAK YERYÜZÜNDE KURULMASIYDI.Yani Russel bununla 1914'te yersel kırallıkların yok edileceğini ve Tanrı'nın kırallığının (gökte değil) yeryüzünde tamamen kurulmuş olacağını peygamberlik etmekteydi.
  2. Aynı zamanda ona göre sürekli tekrarlanan ‘gökte olduğu gibi yerde de senin iraden olsun' duası 1914 yılında tamamen gerçekleşmiş olacaktı.
  3. Kutsal Kitap Tetkikçileri bu tarihte Mesihle birleşmek için göğe alınacaktı.
  4. Büyük sıkıntı veya Armagedon savaşı sonuna erip bu tarihte son bulacaktı.
  5. 1874'te başlayan hasat işi de 1914 te son bulup, Hıristiyanlık alemi de yok edilecekti.
  6. Bedene göre İsraillilerin ruhsal körlükleri son bulup, harfiyen kendi topraklarına döneceklerdi. Yeruşalim bu tarihte yeniden bina edilip, dünyanın baş merkezi veya başkenti olacaktı.
  7. İbrahim, İshak, Yakup gibi eski Tanrı adamları diriltilip yeryüzünde prensler olarak yaşamaya başlayacaklardı.

Anlaşılacağı gibi, Russel'in veya ilk Yehova Şahitleri Cemiyetinin 1914 yılıyla ilgili ileri sürdüğü yukarıdaki önbildirilerden hiçbiri GERÇEKLEŞMEDİ. Russel bunu 1915 yılına kaydırdı ama yine beklenilenler olmadı. Russel'in yerine geçen Cemiyetin ikinci başkanı J.F. RUTHERFORD da bunu önce 1918 için daha sonra da 1925 yılı için öngördü. Ama yine bunlardan hiçbiri gerçekleşmeyince Rutherford Russel tarafından belirlenen kronoloji sisteminin yanlış olduğunu ve bunun altından kalkamayacağını anlayarak her şeyi silip (1927 ile 1935 yılları arasında) yeni bir kronoloji sistemi yarattı.

Russel'in senelerce Tanrısal gerçekler olarak öğrettiği Mesih'in 1874'de görünmez olarak gelişi, 1799'da son günlerin başlamış olması ve 1878'de de kırallık yetkisini alarak kırallık sürmeye başlaması öğretisi Rutherford tarafından 1914 yılına atfedilmiştir.

Yine Russel'in belirlemiş olduğu kutsalların dirilişi, Mesih'in teftiş amacıyla gelişi, kırallık yetkisini ele alması, Tarassut Kulesi Cemiyetinin temsilci olarak atanması, ışıkların artacağın dönem ve Hıristiyanlık aleminin de reddediliş tarihi olarak görülen 1878 yılı da Rutherford tarafından 1918 yılına kaydırılıyordu. İşte bugünkü Yehova şahitlerinin kronolojik sistemine kaynaklık eden bu tarihler Russel tarafından değil ama Rutherford tarafından uyarlanmıştır.

Şimdi ilginç durum şudur ki, Russel'in yeni ışıklar yoluyla Rab'den almış olduğunu söylediği 1874, 1799, 1878, 1881 ve 1914 tarihleri 50 ve hatta 60 sene Cemiyet tarafından tek Tanrısal gerçek olarak ilan edildikten sonra Rutherford tarafından yanlış bulunup, bir çırpıda değiştiriliyor! Rutherford da yine bunu Rab'den aldığını iddia ettiği başka bir ışıkla gerçekleştiriyordu! Hatırlatmak isterim ki 1874-1914 mesajı Russel'in meydana getirdiği Cemiyetin temel bir öğretisiydi ve hatta Russel Watchtower veya Tarassut Kulesi dergisini ve Cemiyetini bu 1874 yılıyla ilgili öğretileri yaymak amacıyla kurmuştur. Bu dergi ilk yayınlandığında ‘Tarassut Kulesi Mesih'in Huzurunun (yani 1874'de gerçekleşen huzurunun) Habercisi ' başlığıyla yayınlanıyordu. Şimdi bu ‘Tarassut Kulesi Yehova'nın (1914'te kurulan) Krallığını İlan eder' başlığıyla değiştirilmiştir. Russell'in 50 senedir öğrettiği 1874-1914 kökenli mesajı bir anda yanlış bulunup değiştirildi!

Bilmiyorum bu değişiklikler sizi hiç düşündürüyor mu? Yehova şahitlerince 50-60 sene boyunca ilan edilmiş bulunan buna benzer dünün bir çok temel gerçekleri bir anda yeni bir ışıkla değiştiriliyor! Bundan başka nasıl oluyorda Yehova görünür yersel kanalınının 50-60 sene boyunca yanlış inançlar yaymasına ve hatta bu yanlış inançlar üzerine kurarak temsilcisinin ortaya çıkmasına müsade ediyor?

Şimdi asıl konuma gelmek istiyorum. Sözünü ettiğim bu değişiklikten başka ŞİMDİ DE Yehova Şahitleri Rutherford'un ortaya attığı bu 1914 yılı ve bu tarihe dayalı olan öğretileri de değiştirmeye başlamışlardır! 50-60 sene boyunca öğretilen 1914'le bağlantılı bir çok düşünce de daha şimdiden bırakılmaya ve değiştirilmeye başlandı. İşte bazı örnekler:

1. 1914 nesliyle ilgili yapılan değişiklik.

Çoğu Y.Şahitlerinin de haberdar olduğu gibi ‘Son gelmeden geçmeyecek olan 1914 nesil' düşüncesi 1995 yılından bu yana tamamen bırakılmış veya değiştirilmiştir. Halbuki bu Cemiyetin 40-50 seneden beri ilan edip, temelinin Kutsal Kitap'a dayandığı ileri sürülen temel bir öğretiydi. Hatta Cemiyetin ‘UYANIN' mecmuasının ilk sayfasında bu derginin başlıca amacının ‘ Yaratıcı'nın 1914 olaylarını gören nesil geçmeden yeni bir dünyayla ilgili vaadine güven geliştirmek olduğunu' bildirir. Senelerdir Cemiyet, 1914 nesli düşüncesiyle yayın ve konuşmalarında insanlarda psikolojik korku yaratarak ‘Tanrı'nın kanalı olan sadık ve basiretli köle'ye' , teşkilata yönlendirmeye çalışmıştır. Ama şimdi seneler sonra bu görüş de bir çırpıda, yeni bir ışıkla değiştirildi. ‘UYANIN' mecmuasının giriş sözlerinde 1914 nesliyle ilgili söylenen sözler de sade bir şekilde kaldırılmıştır.

Aslında biriken deliller 1914 neslinin ve buna bağlı olarak 1914 yılının bir yanılgı olduğunu kanıtlamaktaydı ama Yehova Şahitlerinin Yönetim Kurulu Tanrı'dan açıklanan bir iman ilkesi olarak gördüğü 1914 yılını bir yanılgı olarak kabul edeceği yerde 1914 nesli anlayışının bir yanılgı olduğunu ileri sürmeye başlamıştır! Oysa düşünen bir kimse için bu olay açıkça her iki düşüncenin de yanlış olduğunu gösterir . İlginç olan başka bir durum da Rab'den geldiğine inanılan bu yeni ışıkların kaynağı veya neye dayanılarak yapıldığıdır. Eğer 1 Aralık 1995 yılındaki Tarassut Kulesi dergisini incelerseniz, bu yeni aydınlanmanın Tanrı'dan değil ama Y. Şahitlerince Babil olarak damgalanan Protestan yani birçoğu bizlerin inançlarından olan yazarların kitaplarına dayanılarak yapıldığını göreceksiniz. (Walter Bauer, William Edwy Vine, Joseph Henry Thayer, Gerhard Kittel bunların hepsi de Protestan araştırmacılarıdır)

2. Koyunların keçilerden ayrılma zamanıyla ilgili değişiklik.

Aynı sene yani 1995'te Cemiyet 1914 yılıyla ilişik olarak ilan ettiği Mesih'in görünmez olarak gelip tahta geçerek, koyunları keçilerden ayırmaya başladığı öğretisini de terk etmiştir. Halbuki bu öğreti de 50-60 senedir Cemiyetin temel öğretilerinden biri olarak öğretilmekte ve aynı zamanda bu tarla hizmetlerine tahrik edici itici bir güç olarak görülmekteydi. Bu da şimdi tamamen değişmiş ve bu koyunların keçilerden ayrılma işinin biz Mesih inanlıların öğretisini andıran bir şekilde ileride gerçekleşeceğini öğretmeye başlamıştır. Bu da bir kez daha göstermektedir ki, İsa Mesih hiçbir suretle 1914 yılında gelmemiş, tahtına oturarak ayırma işine başlamamıştır. Çünkü İsa Mesih açık bir şekilde ‘İnsanoğlu bütün melekleriyle izzetiyle gelince o zaman izzetinin tahtı üzerinde oturacaktır . Bütün milletler onun önünde toplanarak çoban koyunları keçilerden ayırdığı gibi, onları birbirinden ayıracaktır ' (Matta 25:31-32). Mademki sözkonusu ayrılma işi şimdi ileriye kaydırılmıştır o zaman otomatik olarak Mesih'in ikinci gelişi, tahta oturması da aynen bizlerin inandığı gibi hala geleceğe ait bir olaydır .

Acaba bu değişiklikler Cemiyetin yakında 1914 yılıyla ilgili düşüncelerini de tamamen değiştireceğine dair bir hazırlık değil midir? Bence evet. Daha şimdiden bu konuda Cemiyette birçok tartışma ve şüphelerin varlığı açıktır. İşte bu değişikliğin olabileceğini gösteren başka birkaç nokta daha:

2. Cemiyetin üçüncü başkanı N.H. Knor'un 1975 yılında Cemiyetin Yönetim Kurulu önünde yaptığı şu beyan düşündürücüdür:

‘Bazı şeyler konusunda tamamen eminim. Biliyorum ki, Yehova bizim Tanrı'mızdır. İsa Mesih O'nun Oğlu olup, hayatını bizim için bir fidye olarak vermiştir ve bir diriliş vardır. Diğer bazı konularda bu kadar emin değilim. Örneğin 1914 hakkında . Bu konuda senelerdir konuşmaktayız. Olabilir ki, haklı olabiliriz. Ümit ederim ki, bu böyledir.'.

Aynı düşünce doğrultusunda Cemiyetin dördüncü başkanı Frederic W. Franz da büyük bir kongrede: ‘Cemiyetin kronolojiyle ilgili öğretisini kabul edebilirsiniz veya reddedebilirsiniz' diye açıklamada bulunmuştur (‘… .the chronology . You can accept it or reject it' Watchtower 15/10/1966).

3. Kutsal Kitap'a göre Kırallığın kuruluş tarihi ve Mesih'in dönüş tarihinin bilinememesi gerçeği de 1914 yılının geçersizliğini belgeler.

Kırallığın kuruluş zamanıyla ilgili İsa Mesih'e yöneltilen soruyu O şöyle yanıtladı: ‘Baba'nın kendi hakimiyeti altına koyduğu zamanları veya anları bilmek SİZE AİT DEĞİLDİR' (Resişl.1:7).

Kendi dönüş zamanıyla ilgili olarak İsa Mesih yine şu sözleri bildirdi:

Bugüne kadar içinde Yehova Şahitleri Cemiyeti de olmak üzere bir sürü tarikat bu uyarıları gözardı edip, Mesih'in dönüş tarihini ve kırallığın kurulacağı zamanı hesap etmeye yeltenmiş ama her defasında yanılmışlardır. Ama yanılgılarını kabul etmemek için de bunları ruhsal, görünmez veya sembolik anlamlarda yorumlamışlardır. İsa Mesih Daniel'deki 7 vakti ve diğer peygamberlik kitaplarını çok iyi bilmesine rağmen herhangi bir hesaplama şekli veya tarih sunmamıştır ama bu konunun yalnızca Baba Tanrı'ya ait bir konu olduğunu bildirmiştir. Acaba Mesih Tarassut Kulesi Cemiyetinden daha aşağı bir hikmete mi sahiptir?

Hatta Cemiyet Mesih tahta geçti, kırallık kuruldu bildirisiyle elçi Pavlus'un belirttiği şu yargı altına düşmektedir:

Unutmamak gerekir ki İsa Mesih ve öğrencileri tarfından ilan edilen bildiri ‘Allah'ın egemenliği YAKINDIR ' bildirisiydi; Allahın egemenliği KURULDU bildirisi değil (Markos 1:15; Mattta 6:10; 10:7-8). Bu nedenle ‘Mesih 1914'de geldi, Kırallık gökte kuruldu' gibi bildiriler Kutsal Kitap açısından yanlış ve kabul edilemez bildirilerdir.

4. 1914 yılına kaynaklık eden Yeruşalim'in yıkılış tarihi konusundaki şüphe ve tartışmalar.

Yehova Şahitleri Teşkilatı Daniel 4:16 da sözü edilen ‘7 vakti' Vahiy 12:6,14 ve Sayılar 14:34 ile karşılaştırıp bunun sembolik olarak 2520 seneye eşit düşen 7 sene olduğunu bildirir ve bu tarihin başlangıç noktasının Yeruşalim'in ve tapınağının tamamen yıkıldığı tarih olduğunu ileri sürdüğü 607 yılı olarak sunmaktadır. 2520 yılı 607 yılından itibaren saydığımızda 1914'e varırız. Senelerdir Cemiyet Yeruşalim'in 607 de yıkıldığını ve bu tarihten itibaren 2520 yılın hesaplanması gerektiğini vurgulamıştır ve hala da vurgulamaktadır. Aynı zamanda tapınağın yıkılışıyla Cemiyet Yahudiler'in Babil de esir olarak bulunacağı sürenin 70 yıl olduğunu ve Med-Pers imparatorluğunun 539'da Babil'i devirip Yahudilerin ülkelerine dönmeye izin verdiği tarihten yani 539'dan 70 yılı hesap ederek 607 yılının Yeruşalim'in yıkılış tarihi olduğunu bildirir. Fakat burada Cemiyetin düştüğü üç temel yanılgı bulunmaktadır.

1'İNCİ YANILGI

Tüm modern tarihçiler ve Kutsal Kitap verileri Yeruşalim'in 607'de değil ama 587/6 da yıkıldığında birleşmektedir. 607 yılını savunan benim bildiğim kadarıyla tek teşkilat Yehova Şahitleri'dir. İsterseniz bir deneme yapıp herhangi bir ansiklobediye veya sözlüğe şöyle bir bakabilirsiniz. Hepsi de Yeruşalim'in ve tapınağın kesin yıkılış tarihi olarak bu 587/586 yılını göstermektedir. Yeruşalim'in tam harabiyetinin 587/6 belgeleyen diğer internett adreslerinden bulmuş olduğum şu Arkeolojik kanıtları da almanca olarak aktarıyorum.

Tüm bu tarihsel veriler, sözlük ve ansiklopediler Yeruşalim'in tam harabiyetinin 587/6 yılı olduğunu gösterirken Acaba neden hala Cemiyet 607 yılına sarılmaktadır? Benim için yanıtı gayet açıktır . Tanrı'dan açıklandığına inandığı 1914 yılını ve bu tarihle ilgili inançlarını muhafaza etmek içindir. Eğer Cemiyet bunun bir yanılgı olduğunu kabul ederse bu ileri sürdüğü tüm inanç sisteminin çökmesi demektir . Ama biliyorum ki Y. Şahitleri bu soruya şöyle farklı bir yanıt vermeye çalışacaklar. Bizler bu tarihi savunuyoruz çünkü yalnızca bu tarih Kutsal Kitap'a uygundur. Diğer tarihsel veriler Kutsal Kitap verileri değil ama dünya insanlarının geliştirdiği tarihlerdir.

Fakat hemen belirtmeliyim ki, eğer 607 tarihi Kutsal Kitap'ın vermiş olduğu bir tarih olsaydı dünyasal verilere her ne kadar ters de olsa bunu samimiyetle kabul etmeye hazır olurdum ama bu böyle değildir. Bence var olan Kutsal Kitap ve tarihsel verileri 607'nin değil ama 587/6'nın asıl tarih olduğunu kanıtlamaktadır. Bundan başka Cemiyetin 607 yılına varmak için kullanmış olduğu 539 yılı da dünyasal tarihçilerin verdiği bir tarihtir . Ama Cemiyet bunu dünyasal bir tarihtir diye reddetmez. Bence gerçek bir tarih hem dünyasal hem de Kutsal Kitap verileriyle uyumda olmalıdır. Buna uygun düşen tek tarih 587 tarihidir.

2'İNCİ YANILGI

Kutsal Kitap Yeruşalim'in 607'de yıkıldığını öğretiyor mu?

Yalnızca tarihsel gerçekler değil ama Kutsal Kitap verileri de Yeruşalim'in 587/6'da tam olarak yıkıldığını onaylamaktadır. Örneğin Daniel 1:1-7'de şunları okumaktayız:

Danil kitabının 2:1 ayetinde de şu sözleri okumaktayız:

Daniel 1'inci bapta Daniel ve arkadaşlarının Babil kıralı sarayında üç senelik beslenme veya eğitim süresini okuyoruz (Dan.1:5). Babil kırallarının kırallık yılları bizim anladığımız tarzda birinci, ikinci yıl olarak değil ama önce tahta geçiş senesi ve ondan sonraki senelerde birinci, ikinci kırallık yılları diye hesap edilirdi. Bu nedenledir ki her ne kadar Daniel, kıral Nebukatnetsarın sarayında üç yıl boyunca kalmış olsa da kıralın tahta geçiş yılından sonraki yıllardan hesap edildiğinden burada Nebukatnetsarın kırallığının ikinci yılından söz edilmektedir. Bu gerçekten bizlere göre üç seneye eşittir.

Bu şu anlama geliyor okuduğumuz gibi kıral Nebukatnetsar kırallığının ilk, yani tahta geçiş senesinde Yeruşalime baskın düzenlemiştir. Tüm tarihsel veriler Nebukatnetsarın tahta geçiş yılının 605 veya 606 yılı olduğunda hemfikirdirler. Ve bu tarihlerde Daniel kitabının da onayladığı gibi Nebukadnetsar Yeruşalimi kuşatıp, Allah evinin takımlarından bir kısmını almış, içinde Daniel ve arkadaşları da olmak üzere İsrail oğullarından soylu kişileri sürgün olarak sarayına götürmüştür. Burada dikkat edilmesi gereken nokta bu ilk kuşatmada Yeruşalimin ve Yeruşalim tapınağının tam olarak yıkılmaması ama ancak kısmi bir harabiyet olmasıdır . Kutsal Kitap'ta Nebukatnetsarın Yeruşalime karşı yaptığı bundan başka iki kuşatmadan daha söz edilir. İkinci kuşatma Nebukatnetsarın kırallığının 8'inci yılında (yani 597 yılında) olmuştur (2 Kırallar 24:10-17) üçüncü ve son kuşatma da Nebukatnetsarın kırallığının 19'uncu yılında gerçekleştirilmiş ve bu son kuşatmadadır ki Yeruşalim tapınağı tam olarak harap edilip, Yeruşalim de yıkılmıştır (2.Kırallar 25:8-17; Yeremya 52:12-23). Nebukadnetsarın 605'de tahta geçtiği yıldan 19 sene yani toplam 20 sene sonra bu tam harabiyet olmuştur. 605'den 20 sene düşersek bu bizi 586/7 götürür. Tarihsel ve Kutsal Kitap verilerine göre Yeruşalimin ilk kuşatmada tamamen yıkıldığını söylemek yanlıştır. Kutsal Kitap açıkça birçok aşamada bu yıkılışın gerçekleştiğini göstermek için Daniel 9:2'de ‘ Yeruşalim'in harabiyetleri' olarak çoğul bir ifade tarzı kullanır. Harabiyet ifadesi de her zaman tamamen harap veya yok olmak anlamında değildir. Nehemya 2:17'de Yeruşalime dönmelerinden sonra bile Yeruşalimin harap bir durumda olduğu belirtilir.

Yeruşalim'in tam harabiyetinin 587/6 olduğunu kanıtlayan diğer bir Kutsal Kitap ayeti de Zekerya 7:1-5 ayetleridir:

Yehova Şahitleri Cemiyeti de Zekeryanın Rab'den aldığı bu sözlerin zamanını M.Ö. Aralık 518 olduğunda hemfikirdir. Beyt-El halkı kahinlere sözkonusu 518 tarihinde, tapınağın yıkılışından bu yana 70 senedir tutmuş oldukları oruca hala devam edelim mi diye soruyor. Tanrı da İsraillilerin gerçekten 518 yılına kadar 70 yıldır oruç tutmuş olduklarını belirtiyor. Eğer bizler 70 yılını 518 seneye eklersek gerçekten de 587/6'ya varıyoruz ki, bu da bir kez daha tapınağın ve Yeruşalimin tam harabiyetinin 607'de değil ama 587/6'da gerçekleşmiş olduğunu onaylıyor. Tapınağın harabiyeti 607 olsaydı bu 70 sene değil ama 90 senedir oruç tutmuş olacaklardı. Kitap açıkça 518'de 70 senelik bir oruçtan söz ediyor. Eğer 20 sene önce bu çoktan bitmiş olsaydı bu tarihte böyle hala oruç tutalım mı diye bir soru sormak mantıksızlık olurdu. Burada sözkonusu olan 70 yıl da 516'da Yeruşalim tapınağının onarılıp ibadete yeniden açılmasıyla gerçekten dolmuştur.

Yaklaşık 70 senelik bir dönemin M.Ö. 539 yılında Babil kırallığının Med-Pers imparatorluğunca devrilmesiyle son bulduğu da bir gerçektir. Ama buradaki 70 yıl tapınağın veya Yeruşalimin kesin yıkılışıyla alakalı değildir. Bu 70 yıl Babil iparatorluğunun, içinde Yeruşalim de olmak üzere bütün milletlerin üzerinde egemenlik sürdüğü süredir . Yeremya 25:11'de bununla ilgili şunlar belirtilir :

Burada kesinlikle Yeremya, Yeruşalim ve tapınağın yıkıldıktan sonra 70 yıl boyunca harap bir durumda kalacağından söz etmiyor ama milletlerin (yalnızca Yahudilerin değil) 70 YIL BABİLE KULLUK etmesinden söz ediyor. Buradaki düşünce yine tapınağın yıkılışıyla Yahudilerin Babil'DE 70 yıl boyunca köle olarak kalacakları değil fakat içinde Yahudiler de olmak üzere tüm milletlerin üzerinde Babil'in 70 yıl egemenlik sürmesi düşüncesidir. Zaten Daniel 5 :25-28'de Babil kırallığıyla ilgili söylenen ‘MENE MENE TEKEL UFARSİN'in anlamı ‘Allah senin kırallığını saydı veya hesap etti ve onu sona erdirdi ' derken 70 yılın Babil için dolduğunu ve bu şekilde kırallığın son bulduğunu söylüyordu. Gerçekten de bu 70 yılı M.Ö. 539'dan itibaren sayarsak Haran'ın ve Asurluların 609'da tamamen Babilililerce yenildiği tarihe geliriz ki, bu tam 70 sene yapar. Yani Babilliler'in milletler üzerindeki imparatorluğu 70 yıl sürdü.

3'ÜNCÜ YANILGI

Cemiyetin 1914 yılıyla ilgili düştüğü başka bir yanılgı da bu tarihe gelmek için yaptığı veya kullandığı yorumlama metodlarıdır . Daha önce sözünü ettiğim gibi Cemiyet Daniel 4:16'daki ‘üzerinden 7 vakit geçsin' sözlerinin 2520 yıl olup bunun milletler için tayin edilen zaman olduğunu ve bunun M.Ö. 607'de başlayıp 1914'te de son bulduğunu öğretmektedir. Oysa Kutsal Kitap'ın hiç bir yerinde sözkonusu yedi vaktin milletler için tayin edilmiş seneler olduğu ve bunun 2520 yıl olacağı düşüncesi kayıtlı değildir. Bu Cemiyetin yalnızca bir yorumu veya varsayımından ibaret bir öğretidir. Kutsal Kitap'ın neresinde milletlerin zamanının 7 vakit olduğu ve bu vaktin mutlaka 2520 sene olarak anlaşılması gerektiği yazılıdır ki? Doğrudur ki Kutsal Kitap milletler için tayin edilmiş bir zamandan söz ediyor. Fakat Kutsal Kitap'ın hiç bir yerinde bu zamanın 2520 yıl olacağı kayıtlı değildir. Milletlerin zamanı ifadesi İsa Mesih'in ikinci gelişi ve kırallığının kuruluşuyla direkt bağlantılı olduğundan, buna kesinlikle herhangi bir zaman veya tarih konulamaz (Matta 24:36;42; Resulişl.1:7). Kutsal Kitap'ın bu konuda söylediği temel gerçek milletlerin zamanın Yahudilerin teokratik kırallığının Babillilerce 586/7'de yıkılması ve dağılmasıyla başlamış olduğu ve yine harfi Yahudilerin Mesih'in denetiminde ülkelerine dönüp, Tanrısal tasvibe nail olmalarıyla sonuçlanacağıdır. Bu da büyük sıkıntının sonunda Mesih'in harfiyen yeryüzüne inmesiyle olacaktır (Matta 23:38-39).

‘Ve onun üzerinden 7 vakit geçecektir' sözlerine dayarak, bundan da herhangi bir tarih çıkarmak yanlıştır. Daniel'in Nebukatnetsarla ilgili söylediği bu sözleri aynen Nebukatnetsar üzerinde gerçekleşmiştir. Kendisine hayvan yüreği verilmesinden sonra, onun üzerinden 7 vakit de geçti ve daha sonra da Nebukatnetsar yeniden kırallığına döndürüldü. Sembolizm veya paralelizm metoduyla bunun peygambersel bir şekilde yorumlayarak bundan milletlere tayin edilen zamanın 2520 sene olduğunu ileri sürmek güvenilir bir düşünce değildir. Sırf bir yorum ve düşünce olarak ileri sürülen bu varsayımları Tanrısal kökenli bir dogm şekline sokup Cemiyetin yaptığı gibi bunlardan bir inanç sistemi teşkil etmek kaygan kum üzerine ev inşaa etmektir.

Hatırlatalım ki, Cemiyet aynı paralelizm veya sembolizm metoduyla geçmişte yaratılışın altı gününün altı bin sene olduğunu ve bunun günahlı insanın Şeytan denetiminde yaşayacağı süre olduğunu, Adem'in yaratıldığı tarihin de M.Ö. 4026 senesi olduğunu söyleyerek M.S. 1975 yılında bu altı bin yılın dolacağını ve bu şekilde kötü dünya sisteminin bu tarihte son bulacağını ileri sürmüştü. Gördüğümüz gibi böyle bir şey olmadı. Bundan başka Cemiyetin ilk başkanı Russel de aynı metodla hareket ederek son günlerin 115 yıllık bir zaman süresi olup, bu sürenin 1799'da başlayıp, 1914'de de son bulacağını bildirmişti. Ama belirttiğim gibi bu da gerçekleşmemişti. Bence Cemiyetin tespit ettiği 2520 yıllık milletlerin zamanı süresi aynı hatalı çizgilerin bir devamıdır. Bu gerçekler bir kez daha göstermektedir ki bizler bu tür yorumlar üzerine inançlarımızı kurmamalı ve bu tür öğretiler üzerine inançlarını kuranlardan da uzak olmalıyız.

Sonuç olarak 1914 yılıyla ilgili söylemek istediğim şey şudur: Cemiyetin temelini, misyonunu ve öğretilerini üzerine dayamış olduğu bu 1914 tarihi ne Kutsal Kitap ne de tarihsel gerçeklerle bağdaşmıyor . Bu sırf yorum ve varsayımlar üzerine dayalı Cemiyetin hayali senaryosunun bir ürünüdür. Mademki kendilerine temel almış oldukları bu öğreti Kutsal Kitap'ta mevcut değildir o zaman bundan kaynaklanan tüm öğretiler ve Y.Şahitlerin Tanrı'dan aldıklarını ileri sürdükleri misyon da tamamen asılsızdır.

SON SÖZ

İlginçtir ki, şu son senelerde bizzat Yehova Şahitleri içinde 20,30 ve hatta 40 sene boyunca çeşitli şekillerde hizmet etmiş olan bir sürü öncü (ihtiyar) Yehova Şahidi 1914 yılıyla ilgi Cemiyet'in yanılgısını görerek uyanmakta ve Cemiyetten uzaklaşmakta veya uzaklaştırılmaktadır. 1914 yılının hem Kutsal Kitap hem de tarihsel gerçeklere uymadığını görerek ayrılan bir sürü kişi vardır. Avrupa ülkelerinde Yehova Şahitlerinin gerilemeye başlaması üyelerinin 1914 yılı hakkında ve cemiyetin güvenilirliğini kaybetmesine dayanıyor. Sayın okuyucumuz bu gerçekler bizlere bir kez daha gösteriyor ki, bizler insan kökenli teşkilatlara bel bağlamamalı ve onları kendimize put haline getirmemeliyiz. İyi bilinsin ki, eleştirimiz Yehova Tanrı'ya ve Kutsal Kitap'a karşı değildir. Yaşamın özü Tanrı'dır. Kutsal Kitap da Tanrı'nın diri ve değişmeyen sözüdür. Bunlara karşı olmak mahvolmak demektir. Eleştirdiğimiz nokta kendilerine Tanrısallık süsü verip, insanları manipülize eden Cemiyetlerdir. Tanrı gerçeğini ve Kutsal Kitap gerçeğini çarpıtıp, yaralayan ve insanları sözde Tanrıca atanmış olduklarını bildirerek sömüren ve yanlış bir şekilde kılavuzlayan Cemiyet veya kiliselerdir. Bu nedenle inancımızı Kutsal Kitap ışığında kontrol etmeliyiz. Acaba insani cemiyetleri veya kiliseleri mi izliyoruz yoksa Kutsal Kitabı mı? Tanrı'ya mı bağlıyız yoksa cemiyet veya kiliselere mi? Sonsuz yaşamımız bu kısa yaşamda alacağımız bu kararlara bağlıdır.

©2005 Brüksel İncili (Avederenagan) Kilisesi Diabetes Symptoms And Supplies- This site provides usefull information for Diabetics.