Brüksel İncili (Avederanagan) Kilisesi

 

 

İncil ve Tarih Işığında Yehova Şahitlerinin Yanılgıları


Yehova Şahitlerine Göre Kurtuluş
Yehova Şahitlerine Karşı Tavrımız Ne Olmalıdır?
Yehova Şahitleri ve Dünyamızın Geleceği
Giriş

Tarikatlar ve Yehova Şahitleri Hakkında Bir Kaç Söz.

İddiaları

Yehova Şahitleri Kendileri ve Yayınları Hakkında Neler İddia Eder?

Tarihleri


 Yehova Şahitleri Nasıl Ortaya Çıktı?

Yehova Şahitleri'nin Öğreti Değişiklikleri ve Sahte Peygamberlikleri.

Yehova Şahitleri'nin Bu Tarihsel Gerçeklere Karşı Tutumu Nedir?

Kutsal Kitap'a Tutumları


Yehova Şahitleri İçin Kutsal Kitap Tek Yetki midir.

Öğretileri


İsa Mesih'in Dönüşü 1914 Yılında Oldu mu?

İsa Mesih'in Dirilişi Nasıl Oldu? Ruh Olarak mı Yoksa Bedensel Olarak mı?

İsa Mesih Kimdir? Yaratılmış bir Melek mi Yoksa Tanrı mıdır?

Kutsal Ruh Faal Bir Kuvvetmi Yoksa Tanrısal Bir Kişilik midir?

Günahlılar İçin Bir Diriliş ve Yargı Olacak mıdır?

Ölümden Sonra Bir Yaşam ve Bir Cehennem Yargısı Var mıdır?

Bazı Uygulamaları


Yehova Şahitlerinin Kan Nakli Konusundaki Tutumları Kutsal Kitaba Uygun mudur?

Yehova Şahitleri ve Bazı Hristiyan Kutlamaları.


Yehova Şahitlerinde Rabbin Sofrasının Kutlanışı.

Genel İncelemeler


Tanrının İsmi "YEHOVA" Olarak mı Söylenir?

İsa Mesih Haçta mı Yoksa Düz Bir Direk Üstünde mi Öldü?

Yehova Şahitleri Tanrı Tarafından mı Yoksa Cinler Tarafından mı Yönetiliyor.

Yehova Şahitlerinin Nazi-Hitler Yönetimine Karşı Gerçek Tutumları Nel olmuştur?

Yehova Şahitlerinin Kutsal Kitap Işığında Temel Yanılgıları Nelerdir?

Yehova Şahitlerinin 1914 Yılı ile İlgili Öğretileri Güvenilir midir?

Sadık ve Basiretli Köle Öğretisi İncile (144 bin) Uygunmudur?

Yehova Şahitlerini Terk Edenlerin Tanıklıkları
Ben de bir Şahidim.
Haberler

İsa Mesih Haçta mı Yoksa Düz Bir Direk Üstünde mi Öldü?

Y. Şahitleri 40 sene gibi uzun bir süre haç sembolünü kullandıktan sonra, kendilerini diğer Hıristiyanlardan ayırt etmek için İsa Mesih'in, bir haçta değil "düz bir direk" üzerinde öldüğünü söyleyip, haç sembolünü de putperest kökenli sayarak tamamen reddetmişlerdir! YŞT haça ve kullanımına o derece karşıdır ki, haç kullanımını veya haç çıkarmayı Hıristiyan sadakatinin bir yadsınması olarak görür (T.K. 15 Haziran 1998, sf.17). Hatta Y.Şahitleri yapmış oldukları kendi Kutsal Kitap çevrilerinde haç kelimesini tamamen kaldırmış yerine direk kelimesini koymuşlardır.Gerçi biz Mesih İnanlıları için haç çıkarmak veya çıkarmamak çok önemli bir nokta değildir. Bunu yapmanın veya yapmamanın kurtuluşla veya imanı yadsımakla da hiçbir alakası yoktur. Aynı şekilde Mesih'in ne üzerinde öldüğü konusu da o kadar önemli değildir. Önemli olan O'nun bizim kurtuluşumuz için bir fidye veya bir kurban olarak öldüğü gerçeğidir. Ama madem ki YŞT, Mesih'in düz bir direkte öldüğünü özellikle diretiyor, o zaman bunun üzerinde biraz durmamız yararlı olacaktır. Hemen belirtelim ki, Mesih'in bir haçta değil de düz bir direkte öldüğünü gösteren, ne dinsel ne de tarihsel hiçbir kanıt mevcut değildir! Yunanca'da "haç" için kullanılan "ksülon" kelimesi de her ne kadar önceleri bir "direk" anlamında kullanıldıysa da, bu hiçbir zaman, zamanımızda kullanılan alışılmış haç şekillerini dışlamaz. Çünkü Romalılar çok erken bir zamanda, bu idam aletine kesişik bir tahta ekleyerek bunu ‘ T' şekline soktular. Daha sonra bu ‘ ve ‘† ‘ oldu. ''Haç' ' veya ''ksülon'' sözünün anlamıysa diğer birçok kelimelerde olduğu gibi zamanla genişleyerek, bileşik olarak bu dört, hatta birçok şekli de içermeye başladı.

Kutsal Kitap gerçekleri , Mesih'in düz bir direkte değil, bir çarmıh üzerinde öldüğünü onaylamaktadır. İsterseniz önce Y. Şahitleri'nce yapılan yandaki resimlere bakarak, İsa'nın eline çakılan çivilerin kaç tane olduğuna dikkat ediniz. Bir tek çivi görüyorsunuz değil mi? Oysa İncil‘e baktığımızda bunun bir tane değil, birden fazla olduğunu okuruz! Çünkü Tomas İsa' nın dirilişine inanmak için "Ellerindeki çivilerin izlerini görmedikçe, çivilerin izine dokunmadıkça inanmam." demişti! (Yu. 20:25). Tomas tekil olarak ellerindeki "çivi" demiyor, çoğul olarak "çiviler" diyor. Bu İsa'nın resimde görüldüğü gibi tek bir çiviyle değil, kolları birbirinden ayrı olarak, en az iki çiviyle bir haç üzerinde öldüğünü kanıtlar!

Bunun dışında yine YŞT‘nca yapılmış resimde üç dilde yazılmış "Yahudilerin Kralı İsa budur" başlıklı suç yaftasının görüşleri doğrultusunda İsa'nın ellerinin hemen üzerine konulmuş olduğunu görüyoruz. Fakat bu da yanlış olup, Kutsal Kitap söz konusu suç yaftasının İsa'nın ellerinin değil başının hemen üstüne konulduğunu söylemektedir (Mat. 27:37). Bu da açık bir şekilde Mesih'in bir direk üzerinde değil, ellerinin birbirinden ayrı olarak, bir haç üzerinde asıldığını onaylar. Çünkü; eğer Y. Şahitleri'nin ileri sürdüğü gibi Mesih, resimde görüldüğü gibi düz bir direkte, elleri birbirinin üzerine olmak üzere asılsaydı, o zaman Kutsal Kitap da bu yaftanın O' nun başının değil, ellerinin üzerine konulduğunu söyleyecekti. Zaten, İsa YŞT'nın ileri sürdüğü şekilde asılsaydı, o zaman üç dilde yazılmış olan bu suç yaftasının büyüklüğü nedeniyle İsa'nın başı üzerine konulması olanaksız olacaktı. Bu, O'nun bir direk üzerinde ölmediğinin başka bir kanıtıdır.

Arkeolojik veriler İsa Mesih'in bir direk üzerinde değil, fakat ‘T‘ şeklinde bir haç üzerinde öldüğünü göstermektedir. Örneğin 1968 yılında keşfedilen haça gerilmiş bazı insan iskeletleri, İsa Mesih'in ‘ şeklinde bir haçta öldüğünü özellikle onaylamıştır. Y. Şahitleri bu buluş konusunda, birçok görüş ayrılığı bulunduğu gerekçesiyle bu kanıtı reddederler. Oysa söz konusu görüş ayrılıkları haçın şekli konusunda değil, idam edilen kişilerin bacaklarının durumu konusundaydı. Haçın ‘ şeklinde olup, kolların birbirinden ayrı bir şekilde asıldığı konusunda tüm ilgili araştırmacılar mutabıktı!

İlk yüzyıllarda yaşayan kilise önderlerinin yazılarında da Mesih'in " T " şeklinde bir haçta öldüğünü gösteren kanıtlara rastlıyoruz. Örneğin M. S. 130 yıllarına dayanan "Barnaba'ya Mektup" ta açık bir şekilde haçın " T " şeklinde olduğu vurgulanmaktadır (IX:8). Justin de 150 senelerine dayanan bir yazısında "Musa‘nın ellerini iki tarafa açarak dua etmesini" ve "kuzunun" da kurban edildiği anda Mesih'in " T " şeklinde olan haçını oluşturduğunu bildirir! Lyon‘lu İrenee de (M.S. 177) ''Sapkınlara Karşı'' başlıklı kitabında haçı 'iki ende, iki uzunlukta ve bir de merkezde olmak üzere beş uçlu bir haç'' olarak tanımlar (sf. 225). YŞT'nın hayal ettiği düz direk böyle beş uçlu olmaktan tamamen uzaktır. İnançsız Romalılar tarafından Hıristiyanlarla alay etme amacıyla yapılmış olan yandaki grafitti de Mesih'in çarmıha gerildiğini gösterir. Alaycı kişi Mesih'in haça gerilişini böyle çirkin bir şekilde çizerek İnanlı birinden de söz ederek ''Aleksamanos Tanrısına tapınıyor'' diye yazmaktadır.

Tıbbi kanıtlar da İsa Mesih'in düz bir direk üzerinde Y. Şahitlerinin tanıttığı şekilde ölmediğini gösterir. Avusturya'lı bir doktor olan Hermann Moedder Y.Şahitlerinin tanıttığı şekilde asılan bir kimsenin altı dakika içinde nefessizlikten öleceğini kanıtlamıştır. Oysa İsa Mesih haçta saatlerce kalmıştır.

Hatta Y. Şahitleri bile bazı yayınlarında İsa'nın bir düz direk üzerinde ölmemiş olabileceği ihtimalini dolaylı olarak kabul etmektedir. "İsa kesinlikle bir haçta değil, düz bir direk üzerinde öldürüldü." diyenler için YŞT'nın şu beyanı düşündürücü olmalı:

Haç sembolünün kullanımına gelince, tılsımlı bir obje olarak görüp, özel bir saygı ve tapınışa hedef olmadıkça, bunun sadece bir sembol olarak kullanılması Kutsal Kitap açısından herhangi bir sakınca teşkil etmez. Bazı kimselerce veya putperestlerce farklı şekillerde kullanılması da bir şey ifade etmez. Zaten bizzat İsa Mesih Luka 14:27‘de haçı, kendisine iman edenlerin maruz kalacağı sıkıntı, elem ve ölümün bir simgesi olarak kullanmıştır. Zamanımızda da birçok şey vardır ki, kökü putperestlere dayanır, fakat Y. Şahitleri de içinde olmak üzere bu şeyler günlük yaşamda takip edilir. Örneğin yüzük takmak, ölülerin mezarları üzerine çiçek koymak adeti putperestlerdendir veya Y. Şahitleri'nin üzerinde öldü dedikleri "direk" işareti bile, Kenan putu veya ilahı "Aşera'nın" bir sembolü olup, tamamen putperest kökenlidir (Tes. 7:5; Hak. 3:7; 6:25). Bunun dışında ilginçtir ki, Yunan tanrısı Matsyas da düz bir direkte asılı olarak tanıtılır! Y. Şahitleri'nin haç andırışında hemen hemen bütün yayın ve salonlarının girişinde, kullanmış oldukları "kule" sembolünü bile bizler Kutsal Kitap'taki "Babil Kulesi"n den hareket ederek, ilk Tanrı tanımaz putperest imparatorluğunun bir simgesi olarak yorumlayıp reddedebiliriz!

Y. Şahitleri'nin sık sık ileri sürüp, bilgisiz kişileri etkiledikleri klasik bir örnek olan "sevdiğiniz bir kişiyi, bir kimse, tabanca veya bıçakla öldürürse, o bıçak veya tabancayı boynunuza asıp bir sembol olarak kullanır mısınız?" fikri de tamamen çürüktür. Verdikleri bu örnek açık bir şekilde onların, Mesih'in çarmıh ölümünün değerini kavramadıklarını gösterir. Aynı doğrultuda bizler de Y. Şahitleri'ne sorabiliriz. Eğer çok sevdiğimiz biri korkunç bir şekilde öldürülürse, acaba bizler onun öldürüldüğü günü çok büyük bir gün diye her sene kutlar mıyız? Y. Şahitleri her sene İsa Mesih'in ölümünü kutlarlar. Neden acaba?

Eğer Mesih'in ölümü sevdiklerimizin ölümünde olduğu gibi gerçekten büyük bir kayıp, büyük bir yıkım, bir başarısızlık veya bir felaket anlamında olsaydı, O'nun ölümünü kutlamak ve haçını bir zafer sembolu olarak kullanmak, şüphesiz O'na karşı büyük bir saygısızlık olacaktı. Fakat bu böyle değildir! Mesih'in çarmıh ölümü her ne kadar Rabbimiz İsa Mesih için acı olsa da, bizler için büyük ve derin bir anlamı vardır. Elçi Pavlus‘un belirttiği gibi İsa Mesih, Şeytanı ve onun bütün karanlık güçlerini "çarmıhta yendi", günahlarımıza kurtulmalık sağlayarak bizi Tanrı ile barıştırdı:

‘‘Siz suçlarınızla ve bedeninizin sünnetsizliğiyle ölü iken, Allah bütün suçlarımızı bize bağışlamış olup, sizi O‘nunla birlikte diriltti. Bize karşı olup, emirlerle aleyhimizde olan ahitnameyi silmiş, ve onu haça mıhlamış olarak ortadan kaldırdı; riyasetleri ve hükümetleri üzerinden atarak onlara haçta muzaffer oldu , ve onları açıkça teşhir etti.‘‘ (Kol. 2:13-15; 1:19-20; Ef. 2:13-18 vs..).

Bu nedenledir ki Pavlus, gittiği her yerde Mesih'in ölümünün ve dirilişinin bir simgesi olan "haçı" ilan ediyor ve yine "haç ile övünüyor" du!:

Eğer resuller haç konusunda YŞT‘nın fanatik tutumuna sahip olsaydı, haçı asla bu şekilde kendilerine bir sembol olarak almayacaklardı. Haç Yeni Antlaşma ilişkisinde, uygun olarak Tanrısal zaferin, kurtuluşun, sevginin, barışın ve Mesih'in kurtuluş sağlayan ölüm ve dirilişinin bir sembolüdür . Haçın Hıristiyan inancının bir sembolü olarak benimsenmesi şüphesiz yeni bir görüş değildir. Tanınmış teologlardan John Stott'un yazdığı "La Croix de Jesus-Christ" adlı kitabında belirttiği gibi:

Haç, asırlardır Hıristiyan inancının bir sembolü olarak kabul edildi ve özellikle haçın bu şekli benimsendi. Acaba Y. Şahitleri' nin "Yehova" telaffuzu hakkında söyledikleri "yüzyıllardan beri kullanılmakta olup geniş çapta bilinmektedir" prensibini haçın şekli ve kullanımına (şüphesiz çarpık şekilde kullanılmasının dışında) uygularsak yanlış mı olur dersiniz? Hiç de değil!

©2005 Brüksel İncili (Avederenagan) Kilisesi Diabetes Symptoms And Supplies- This site provides usefull information for Diabetics.