Brüksel İncili (Avederanagan) Kilisesi

 

 

İncil ve Tarih Işığında Yehova Şahitlerinin Yanılgıları


Yehova Şahitlerine Göre Kurtuluş
Yehova Şahitlerine Karşı Tavrımız Ne Olmalıdır?
Yehova Şahitleri ve Dünyamızın Geleceği
Giriş

Tarikatlar ve Yehova Şahitleri Hakkında Bir Kaç Söz.

İddiaları

Yehova Şahitleri Kendileri ve Yayınları Hakkında Neler İddia Eder?

Tarihleri


 Yehova Şahitleri Nasıl Ortaya Çıktı?

Yehova Şahitleri'nin Öğreti Değişiklikleri ve Sahte Peygamberlikleri.

Yehova Şahitleri'nin Bu Tarihsel Gerçeklere Karşı Tutumu Nedir?

Kutsal Kitap'a Tutumları


Yehova Şahitleri İçin Kutsal Kitap Tek Yetki midir.

Öğretileri


İsa Mesih'in Dönüşü 1914 Yılında Oldu mu?

İsa Mesih'in Dirilişi Nasıl Oldu? Ruh Olarak mı Yoksa Bedensel Olarak mı?

İsa Mesih Kimdir? Yaratılmış bir Melek mi Yoksa Tanrı mıdır?

Kutsal Ruh Faal Bir Kuvvetmi Yoksa Tanrısal Bir Kişilik midir?

Günahlılar İçin Bir Diriliş ve Yargı Olacak mıdır?

Ölümden Sonra Bir Yaşam ve Bir Cehennem Yargısı Var mıdır?

Bazı Uygulamaları


Yehova Şahitlerinin Kan Nakli Konusundaki Tutumları Kutsal Kitaba Uygun mudur?

Yehova Şahitleri ve Bazı Hristiyan Kutlamaları.


Yehova Şahitlerinde Rabbin Sofrasının Kutlanışı.

Genel İncelemeler


Tanrının İsmi "YEHOVA" Olarak mı Söylenir?

İsa Mesih Haçta mı Yoksa Düz Bir Direk Üstünde mi Öldü?

Yehova Şahitleri Tanrı Tarafından mı Yoksa Cinler Tarafından mı Yönetiliyor.

Yehova Şahitlerinin Nazi-Hitler Yönetimine Karşı Gerçek Tutumları Nel olmuştur?

Yehova Şahitlerinin Kutsal Kitap Işığında Temel Yanılgıları Nelerdir?

Yehova Şahitlerinin 1914 Yılı ile İlgili Öğretileri Güvenilir midir?

Sadık ve Basiretli Köle Öğretisi İncile (144 bin) Uygunmudur?

Yehova Şahitlerini Terk Edenlerin Tanıklıkları
Ben de bir Şahidim.
Haberler

Yehova Şahitleri Tanrı Tarafından Mı Yoksa Cinler Tarafından Mı Yönetiliyor?

Elçi Pavlus Timoteos'a yazmış olduğu mektubunda şu sözleri belirtir:

Bir Yehova Şahidi olsanız da olmasanız da belki Yehova Şahitleri Teşkilatının böyle yalancı ruhlar tarafından yöneltildiğini ileri sürmenin çok ağır bir suçlama olduğunu düşüneceksiniz. Hele bir de onların samimiliğini, ruhani gayretlerini görmüş ve Şeytan ve cinciliğe de tamamen karşı olduklarını gözlediyseniz bu size daha da imkansız gibi görünecektir.

Ama şu bir gerçektir ki, herhangi bir akımın cinler tarafından yöneltilmiş olduğunu kanıtlamak için açıkça onun okkultist ya da Satanist bir akım olması gerekmez. Şahsen grup olarak Şeytan'a ve cinlerine savaş açmış olan bir çok akım tanırım ki, bunlar aslında tamamen Şeytan ve cinlerinin denetiminde iş görmektedirler. Zaten İsa Mesih de zamanındaki, din adamlarına yönelik olarak 'sizin babanız İblistir ve onun isteğini yapmaktasınız' diyerek açıkça her ne kadar dıştan Tanrı'yı sever ve masum görünümünde olsa da dini bir akımın Şeytan etkisinde olunabileceğini göstermiştir (Yuhanna 8:44).. Hemen belirtmek lazımdır ki, Yehova Şahitleri teşkilatı da zaten kendilerinden olmayan dini sistemlerin tümünü hiçbir ayırım gözetmeksizin kesin bir şekilde şeytansal kökenli görmekte ve onları 'büyük Babil, tüm çirkinliklerin anası' olarak damgalamaktadır. Onların yayınlarında bu suçlamalar sık sık ve çok ağır bir dille tekrarlanır. Şüphesiz bu yazıyı onlara bir tepki olarak yazmıyorum ama yanlızca bazı tarihsel ve Kutsal Kitap gerçeklerini su yüzüne çıkararak bu iddiaların yanlışlığını ve aslında kendilerinin yalancı ruhların etkisinde bulunduğunu kanıtlamak istiyorum. Bu teşkilatın yalancı ruhların etkisinde olup onlar tarafından yöneltilmiş olduğuna dair inancım son zamanlarda İnternet'te yapmış olduğum bazı araştırmalarımda, özellikle ''Vitam Impadera Vero'' sitesinde ( http://microtec.net/mleblank/menu.html ) eski bir Y.Şahidi olan Ken Raines 'in yazılarını okuduğumda daha da kuvvetlendi. Bu araştırmalarımın kısa bir özetini size sunuyorum.

1. C. T. RUSSELL DÖNEMİNDE CİNLERİN YEHOVA ŞAHİTLERİ TEŞKİLATI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Yehova Şahitleri Teşkilatı kurucuları Charles T. Russell'in kurduğu Cemiyeti ve ileri sürdüğü öğretileri kabul ettirebilmek amacıyla kendisi ve hizmeti hakkında şunları öğretmekteydi:

Bizzat Russell‘in kendisi de ‘Kutsal Kitap‘ın anlaşılması için Tanrı tarafından tespit edilen zamanın geldiğini, ve kendisini tamamen Rabbe adadığı için de bu Kutsal Kitap anlayışının kendisine verildiğini‘ söylüyordu. Russell bu yeni ışıkları içeren düşüncelerini ''Kutsal Kitap Etüdü'' başlığını verdiği 6/7 ciltlik kitaplar yazmıştır. Russell'e verilen bu yeni aydınlanma doğrultusunda yazıldığındandır ki, ilk Y. Şahitleri için bu ciltlerde sunulan bütün öğretiler "Tamamen Tanrısal olup tek hakikat, kesin bilgi ve tartışılmaz gerçeklerdi." (Finished Mystery, sayfa 390, 377).

Tarassut Kulesi Teşkilatı son zamanlar için peygamberlik edilip, artan bilgi doğrultusunda Russell'in yazmış olduğunu iddia ettiği bu "Kutsal Kitap Etüdü" kitaplarını ve içeriklerini Tanrısal kökenli olarak tanıtmaktaydı: İşte Cemiyetin bununla ilgili yaptığı bazı açıklamaları:

Zaten Russell'in ölümünden sonra yayınlanmış olan bu "The Finished Mystery" kitabı, Russell'in yedi ciltlik eserlerini Tanrı'nın planının içine dahil edip, bunların kaynağının bizzat Tanrı' nın kendisi olduğunu bildirir. İlk Yehova Şahitleri'ne göre Russell'in bu yedi ciltlik eseri, Esinleme kitabında bildirilmiş olan "Yedi gök gürlemesi", "Yedi öfke tası", "Yedi son bela" dır ve yine bu kitaplar Esinleme 20'nci bölümde sözü edilip, "Şeytan'ı ve bütün yanılgılarını bağlamış olan büyük zincir" dir (Sf. 189. 250. 357. 327). İlk Y. Şahitleri daha da ileri giderek bu kitapların son zamanlarda ortaya çıkacağının, Kutsal Kitap'ta çok önceden peygamberlikle bildirilmiş olduğunu ileri sürüp, bunların yayınlanmasının bile bizzat Tanrı tarafından gerçekleştirildiğini iddia ediyorlardı.

Hatta bu yedi ciltlik kitapların Tanrısal kökenliliğine o denli inanılıyordu ki, bu kitapların sonsuzlara değin kalacağı ve sahte Hıristiyanlığı yıkmak için Rabbin bir aracı olduğu bildiriliyordu!

Yehova Şahitleri Teşkilatına göre Russell'in sunduğu öğretiler insanlardan değil, Kutsal Ruh aracılığıyla Tanrı'dan ileri gelmekteydi. "The Finished Mystery" kitabı bununla ilgili olarak, yine şu açıklamalarda bulunur:

İşte Russell ve ilk Y. Şahitleri'nin ''Tanrı'nın ruhu'' aracılığıyla almış olduğunu ileri sürüp son zamanlar için öngörülen aratan bilgi olarak kabul edilen ve aynı zamanda yaklaşık 50 sene boyunca tek gerçek olarak ilan ettikleri temel öğretilerden bazıları şunlardır:

İlginç olan durum şudur ki, asırlardan beri gizlide olup, son zamanlarda Rabbin planı uyarınca Kutsal ruh aracılığıyla Russell'e açıklanmış olan bu gerçeklerin çoğu şimdi tamamen değiştirilmiş veya yanlış bulunarak bırakılmıştır! Russell'in 1874 yılı için bildirdiği Mesih'in ikinci gelişi şimdi 1914 yılına atfedilmiştir. Birinci dirilişin gerçekleştiği yıl 1878 değil ama 1918 yılıdır. Mesih'in tahta geçerek krallığı ele alması 1878 değil ama 1914 yılıdır. Son günlerin başlangıcı 1799 değil ama 1914 yılıdır. 1914 yılı için öngörülen dünyanın sonu ve cennetin yeryüzünde kurulacağı peygamberliği de tamamen yanlış çıkmıştır. Sadık ve basiretli köle Russell değil ama grup olarak bu teşkilattır. Son zamanlar için öngörülen tam bilgi veya artmış bilgiler Russell'e değil ama Cemiyete özellikle 1918 yılında Mesih'in tapınağına gelişiyle verilmeye başlanmış!!!

Şimdi sormamız gerekiyor. Acaba gerçekten de Russel'in bu öğretiler Rabbin Ruhu tarafından mı kendisine verilmiş veya açıklanmıştı? Eğer bu öğretiler Rab tarafından Russell'e verildiyse veya açıklandıysa nasıl oluyor da daha sonra yanlış bulunup, değiştiriliyor? Gerçekleşmeyen sahte peygamberliklerin ve yanlış çıkıp değiştirilen bu öğretilerin kökeninde kim bulunuyor? Tanrı'nın Ruhu mu? Yoksa insanları sapıklığa götürmeyi arayan yalancı ruhlar mı? Bizzat Yehova Şahitleri senelerce öğretip sonunda yanlış buldukları Mısır piramitleriyle ilgili ve İsrail halkıyla ilgili Russell'in öğretilerinin gerisinde cinlerin bulunduğunu belirtir!!! Bu yanlış görüşleri cinler fısıldamış Cemiyete!!! (Der Wachtturm 15 Temmuz 1955, Prophetie 1929, sf.220, Tarassut Kulesi 1 Ekim 1956, sf.300) Acaba cinlerin fısıldadığı öğretiler yanlızca bunlar mıydı? Başka yok muydu? Daha da önemlisi nasıl oluyorda Tanrı'nın kullanmış olduğu bir iletişim kanalı bir anda Şeytan'ın kullandığı ve fısıldadığı bir kanal haline gelebiliyor ve nasıl oluyor da bu Tanrı hizmetçileri de bu fısıltıları ayırt edemiyor ve yaklaşık 40-50 sene gibi uzun bir süre bunları gerçek diye izliyor? Acaba bu gerçekler Cemiyetin gerisinde karanlık güçlerin bulunduğunu göstermiyor mu?

2. Yehova Şahitlerinin Ezoterik Karanlık Kökleri

Yalnızca bu değil Cemiyetin ilk kurucusu Russell'in öğretilerinde ezoterik şeytansal kökenli olan Masonculuğun da izlerini görmekteyiz. Sözünü ettiğimiz Mısır piramitleri öğretisi tamamen Mason kökenliydi. Russell'in eğitim aldığı Georges STORR, N. H. BARBOUR, mabet şövalyeleri durumunda Masoncuydular! Bundan başka Russell'in yayınlamaya başladığı derginin ''Watch-Tower'' başlığının kökeni bile Masonculardan geliyordu! Hatta Russell ve Yehova Şahitlerinin 1891'den 1931'e kadar 40 yıl boyunca hem Tarassut Kulesi dergisinde hem de diğer yayınlarda kullanmış oldukları şu semboller tamamen Masonculuktan gelmekteydi:

Aynı zamanda Russell'in 1911'den itibaren Kutsal Kitap Etüdü adlı seri kitaplarının kapağı şu ezoterik ve Mısır kökenli Ahoura Mazda tanrısının sembolü olan şu resimle süslenmişti!

 

Bu sembolun hala kullanıldığını aşağıdaki Yehova Şahitlerinin Krallık salonu binasındaki resim de göstermektedir!!!

 

Şimdi bu sembol aşağıda da görebileceğiniz gibi Rosicrucian adlı ezoterik ve Mason bir akım tarafından kullanılmaya devam edilmektedir.

Russell senelerce özellikle Masonculara özgü Mısır Piramitleri üzerinde durarak yukarıda da belirttiğimiz gibi bunları ''Tanrı'nın taşlardan oluşan şahidi'' olarak görüyordu. Hatta daha da ileri gidererek bu piramitlerin ölçülerine dayanarak Mesih'in 1874 deki dönüşünü, 1914 yılındada dünyanın sonunun olacağını ilan ediyordu!! Bu karanlık ve şeytansal bir yorum biçimi değilse başka ne olabilir ki?

İlginçtir ki Russell 1916 yılında öldüğünde cesedi o zamanlarda özellikle ezoterik Mason öncülerine özgü olan bir alışkanlıkla yakılmıştır. Aynı zamanda Russell'in mezarı mısır piramidi ve daire içinde haç-taç semboluyle süslenmişti:

 

Nasıl oluyor da Tanrı tarafından kullanıldığı ve seçilip atandığı ileri sürülen bir tarikat bu tür şeytansal, mistik, ezoterik ve karanlık bir akımın etkisinde kalarak onların sembollerini bile benimseyebiliyor? Acaba Cemiyet bu zamanlarda gerçekten Tanrı tarafından mı yöneltilmekteydi yoksa yalancı ruhlar tarafından mı? Değişen öğretiler ve yalan çıkan sahte peygamberlikler Cemiyetin gerisinde işleyen ruhun Tanrı'nın Ruhu olmadığını göstermiyor mu sizce?

2. J. F. RUTHERFORD DÖNEMİNDE YALANCI RUHLARIN YEHOVA ŞAHİTLERİ TEŞKİLATI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

1. 1878 yılıda gerçekleşen diriliş, Russell ve diğer meshedilmişlerin ölümlerinden sonra hasat işini yapmaya devam etmeleri öğretisi. 31 Ekim 1916'da Hallowen (yani bir cadılar bayramında) Russell yaşama gözlerini kapadı. Onun yerine çok tartışmalar sonucunda Rutherford Cemiyetin başkanı oldu. Rabbin peygamberi, ağzı ve vasıtasıyla vaktinde yiyeceğin verileceği ve aydınlanmaların geleceği öngörülen önderleri Russel ölünce Cemiyette büyük bir kriz ve boşluk baş gösterdi. Bu büyük bir boşluktu. Önderlerinin boşluğu kapatılmalıydı ama nasıl? Çareyi Rutherford bulmuş gibi görünüyordu. Ama nasıl? Tamamen şeytansal bir izaha girişerek. Rutherford'un desteğiyle de yazılan ' The Finished Mystery' kitabı 256'ıncı sayfada her ne kadar Russell ölse de 'Rab tarafından özel bir tertip yoluyla Russell'in ruh olarak yapılması gereken ruhani işi gözetlediği ve yönelttiği söylenilmekteydi!!! Russell ve takipçileri yukarıda belirtiğimiz gibi 1878 senesinde meshedilmişlerin birinci dirilişinin gerçekleştiğini ve o tarihten sonra ölen meshedilmiş kutsalların da ölümlerinden hemen sonra ruh olarak göke Mesih'in yanına kaldırıldığını öğretmekteydiler. Russell de meshedilmişlerden olduğundan ölümünden hemen sonra diriltilmiş olup gökte bulunmaktaydı ve ruhsal varlık olarak da yeryüzündeki işini sürdürmekteydi!!! Aynı kitabın 144'üncü sayfasında şöyle denilmektedir:

1 Aralık 1917 tarihli Tarassut Kulesi dergisinde açık bir şekilde ölmüş ve diriltilmiş olan 'Russell ve diğer meshedilmiş kutsalların bulundukları yerden, yani gökten özel bir şekilde yeryüzündeki hasat işini gerçekleştirmek ve yönetmek için Rab tarafından kullanıldıkları belirtilir!!! Bu cincilik ve ölülerle iletişime geçmek değilse nedir? Cinler tarafından yöneltilmek değilse ne olabilir? Nasıl Russell ve bu meshedilmişler Cemiyeti ve geriye kalan bu ruhsal hasat işini yöneltmektedirler? Spiritist, ya da ruhçuluğa kaymadan böyle bir bir şey mümkün olabilir mi? Bana göre hayır. Zaten Cemiyetin bu karanlık kökenli teorisyle hareket eden bir öncü Yehova Şahidi bizzat 'C. T. Russell'den özel mesajlar aldığını ' iddia ediyordu!!! Tabii Cemiyet bu kişinin tamamen yanılgıda olduğunu söylüyordu (The Golden Age, şimdiki 'Uyanın' dergisinin ilk adı, 1 Ocak 1934).

Çok ilginç bir durumda zamanımızın modern Yehova Şahitleri ölmüş olup da diriltilmiş olan meshedilmişlerin hala bir yolla Tanrısal gerçeklerin Cemiyete verilişinde kullanıldığını kabul etmeleridir! 1988 yılında yayınlanan 'La Révélation: le grand dénouement est proche!' kitabının 125'inci sayfasında şunlar söylenilmektedir:

Eğer bu teori bir gerçekse kimdir bu meshedilmişler? Nasıl ve ne şekilde Tanrısal gerçeklerin iletilmesinde rol oynuyorlar? Acaba bu meshedilmişler Kutsal Kitap'a tamamen ters düşen ve dirildiği ileri sürülen (2 Timoteos 2:17-18) kutsallar mı yoksa onların maskesiyle Cemiyette etkin olan yalancı ruhlar mıdır? Cevabı bana göre gayet açıktır: Yalancı ruhlar! Bunu Rutherford'a özgü şu öğretide de açıkça görmekteyiz:

2. Meleklerin Cemiyete, ya da bakiyeye Tanrısal öğretileri iletme düşüncesi.

Aldığı yeni ışıklarla dirilişin 1878 de değil ama 1918 yılında gerçekleştiğini ileri sürmeye başlayan Rutherford aydınlanma ve öğretilerin Cemşiyete iletilmesi hususunda yeni bir teori ileri sürüyordu. Ona göre kutsalların birinci dirilişi 1918 yılında gerçekleştiğinde, meshedilmişler göğe alındığı anda Tanrı'nın ruhu da yeryüzünde artık vazifesini tamamlamış olduğundan onlarla birlikte kaldırılmış !! ve 1918 yılından itibaren gerçek öğreti veya Kutsal Kitap yorumlarının bakiyeye iletilmesinde artık bu kutsal ruhun değil ama kutsal meleklerin kullanıldığını ileri sürüyordu! İşte bununla ilgili Rutherford'un beyanları:

Acaba Rutherford'a bilgi getiren melekler Tanrı'nın melekleri miydi?

Kutsal Ruh'un yerini alan bu melekler yalnızca Cemiyeti eğitip, talimatlar vermekle kalmıyor ama yapmış oldukları Kutsal Kitap yorumları ve gelecekle ilgili önbildiriler dahi Tanrı'dan melekler aracılığıyla Cemiyete veriliyormuş!!

Şu iddia da oldukça şaşırtıcı ve şeytansaldır. Nasıl olurda günümüzdeki Yehova Şahitleri hala hiçbir zaman Tanrı tarafından ilham edilmediklerini ileri sürebiliyorlar anlamıyorum:

Bunlara benzer diğer bir çok yazılarda da açık bir şekilde görmekteyiz ki, Rutherford Tanrı'dan gelen yorumlarla meleklerin kendisini (bakiyeyi) aydınlattığını, görünmez ve işitilmez olarak onlardan talimatlar aldığını beyan ediyordu. Zaten Rutherford'a göre hiç bir insan Kutsal Kitap'ı anlayamaz veya onun yorumunu yapamazdı. Buna kalkışmanın bile ''aptallık'' olduğunu söylüyordu! Kitap ve dergilerindeki anlayış ve yorumlarında kesinlikle insan yorumu veya düşüncesi olmayıp bunların melekler aracılığıyla doğrudan Tanrı'dan geldiğini bildiriyordu!!! (Préparation, sf. 28). Acaba Rutherford sözkonusu bu meleklerden bu mesajları nasıl almaktaydı? Özel bir yöntemi var mıydı? Rutherford bu şekilde bir çeşit medyum olmuyor muydu? Rutherford'un bu şekilde alıp ilan etmiş olduğu öğretilerin bazıları kısa olarak şunlardır:

Ama bu öğretiler şimdi tamamen değiştirilmiş bulunuyor! 1925 yılıyla ilgili peygamberliği, Beth-Sarim eviyle ilgili tüm önbildirileri sahte ve yalan çıkmıştır!! Eğer bu yorum veya öğretilerin kaynağı Tanrı olup melekler aracılığıyla Rutherford'a iletilmiş olsaydı acaba bunlar yanlış çıkabilir miydi? Bunların sahte ve yanlış çıkması ve birçok öğretilerin değiştirilmesi gerçeği bizlere bu öğretilerin gerisinde yalancı ruhların bulunduğunu göstermez mi? Başka çok ilginç bir nokta da şudur ki, Rutherford 1925 yılını dünyanın sonu olarak ilan ederken bu düşünceyi aynı zamanda ruhçu ve medyum biri olan Conan Doyle de 1925 yılında dünyanın sonunun gerçekleşeceğini ilan ediyordu!!! Rutherford bu medyumdan sözederek bu kişinin doğru bir cin ruhu tarafından uyarılmış olduğunu belirtiyordu. Sahte çıkan bu peygamberlik ikisinin de yalancı ruhlar tarafından yöneltildiğini göstermez mi?

3. ''Angel And Women''

Yehova Şahitleri Teşkilatınınn karanlık kökenliğini ''Angel And Women'' adlı kitaba karşı takınmış oldukları tutumda da belirginleşmektedir. Bu kitap Tanrısal tasvibe ve inayete yeniden ulaşmak isteyen düşmüş bir melek, bir cin tarafından otomatik yazı sistemiyle bir medyuma dikte ettirilmiştir . Bu kitap ilk olarak 1878 yılında J.G.Smith tarafından ''Seola '' başlığıyla yayınlandı. Cemiyetin ilk kurucusu olan Russell dahi bu kitabı bizzat okumuş ve Tekvin kitabının ilk altı babıyla uyumda olduğundan yaralı bulup okunmasını onaylamıştır. Hatta bu kitapın yeniden gözden geçirilişi bile Russell'in gözetiminde ona çok yakın olan bir Kutsal Kitap Tetkikçisi (yani bir Yehova Şahidi) tarafından gerçekleştirilmiştir!! Eskiden bir Yehova Şahidi olan Ken Raines bu gözden geçirilmiş versiyonun giriş sözlerinin inceledikten sonra, bu giriş sözlerinin bizzat Rutherford tarafından yazılmış olabileceğini bile söyler. Rutherford, cinlerin dünyasını ve Şeytan'ın teşkilatını iyi tanımak amacıyla böyle bir kitabın okunmasını ve yayılmasını tamamen teşvik etmekteydi. Hatta ''The Golden Age'' dergisinin (şimdiki Uyanın dergisinin ilk ismi) Temmuz ve Aralık 1924 sayılarında açıkça bu kitabın reklamını yapmakta Noel ve doğum günü gibi özel günlerde yakınlara hediye edilebileceğini belirtmekteydi. Daha da önemlisi bu kitabın normal fiyatınının 2 dolar olduğunu ama ' The Golden Age' okuyucularına ise bunun 1 dolara sağlanacağını bildiriyordu!!

Acaba neden cinler tarafından bir medyuma dikte ettirilmiş böyle bir kitap Yehova Şahitlerince yararlı bulunup onaylanıyor, gözden geçiriliyor ve reklamı yapılıyordu? Bunun cinler ve Şeytan dünyasının tanınmasından başka diğer iki nedeni daha vardı.

1. Bu kitapta sunulan öğretiler Yehova Şahitlerinin öğretilerine çok benzemekteydi. Sık sık Tanrısal isim ''Yehova'' da kullanılmaktaydı.

2. Rutherford veya Cemiyet isyan etmiş cinler arasında bazı ''doğru cin ruhların'' da var olduğuna inanıyor ve bunların bazı durumlarda insanlara yararlı olmak amacıyla insanları uyarabileceklerini öğretiyorlardı!! Hatta Rutherford ve ilk Yehova Şahitlerine göre bu 'doğru düşmüş melekler' kurtuluşa bile erişebileceklerdi!! Bu düşünceler tamamen şeytanidir ve insanları ruhçuluğa ve spiritizme teşvik etmektir!! İşte sözkonusu kitabın kapağı, giriş sözleri ve Cemiyetin ''The Golden Age'' dergisinde bu kitap hakkındaki beyanları:

4. C. J. WOODWORTH, 'The Golden Age' (uyanın) Dergisinin Yayımlayıcısı

C.J.Woodworth Rutherford'un Cemiyet başkanlığı döneminde teşkilatta çok önemli bir rol oynamış bir kişiydi. Kendisi 1917 yılında yayımlanan 'The Finished Mystery ' adlı kitapta İncilin Vahiy bölümünü yorumlamıştı. Daha sonra Rutherford bu kişiyi 'The Golden Age' ( Uyanın ) dergisinin yayımcısı olarak atamıştı. Fakat çok ilginçtir ki, bu adam bizzat kendisi 1913 yılında Carolin du Nord, Asheville de düzenlenen bir konferansta açıkça üç gün boyunca ''Science and Health'' kitabını cinlerin kontrolunda yazan Madam Eddy gibi direkt olarak kötü ruhların etkisine girdiğini söylüyordu. Cinlerin etkisinde olarak 36 sayfalık Russell'in yemin konusundaki öğretisine ters düşen bir kitap hazırlamıştı. Ama Russell Woodworth'u uyarınca uzun bir iç çatışmadan sonra yazdığı kitabı yakarak özgürlüğe kavuşmuş ve Russell'in vaat edilen köle oluşundan bir daha asla şüphe etmemiştir. İlginç olan durum şudur ki, böyle bir adam kısa bir zaman sonra ''The Finished Mystery' ' kitabında Vahiy kitabını yorumlamaya başlıyor ve daha sonra da Cemiyetin 'The Golden Age' dergisinin yayımcısı atanıyor!! Rutherford dönemlerinde saygın bir Yehova Şahidi olup daha sonra Cemiyetteki okkultist, ruhçuluk izlerini görüp sık sık protesto eden ve daha sonra Cemiyetten ayrılan bay Roy GODRICH böyle birinin böyle bir göreve atanışını Cemiyetin karanlık kötü güçlerin etkisi altında olmasına bağlar (Roy D. Goodrich, 1969, Demonism and the Watchtower, Thirteenth Souvenir Convention Report). Bu adamın ''The Finished Mystery'' kitabında Vahiy kitabıyla ilgili yapmış olduğu birçok mistik yorumlar ve bunların daha sonra bizzat Cemiyet tarafından yanlış bulunup değiştirilmesi onun yorumlarının kökeninde yalancı ruhların bulunduğunu onayladığını düşünmekteyim.

5. Medyum Johannes Greber ve Yehova Şahitleri Teşkilatı.

 

Yehova Şahitleri seneler boyunca Johannes Greber adlı eski bir alman katolik rahibin yapmış olduğu Greber's New Testament' tercümesini özellikle Yuhanna 1:1'deki ''Söz bir ilah idi'' olarak çevirdikleri düşünceyi desteklemek için sık sık 1983 yılına kadar kaynak olarak kullanmışlardır.Ama gerçekte kimdi bu adam ve onun yapmış olduğu çevri güne layık mıydı? Çok ilginçtir ki, bu adam cinci bir medyumdu ve yapmış olduğu İncil çevrisini de bizzat kendi deyimiyle bu cinlerin yardımı ve denetimiyle gerçekleşmiştir. Bu adam 1923 yılında bir ruh çağırma seansına katılır. Bu seans esnasında cinlerin etkisiyle bir çocuk aniden yere düşer ve garip görüntüler sonucunda Greber direk olarak medyum çocuk yoluyla cinlerle konuşmaya başlar. Cin ruhu Greber'in bir sorusuna yanıt olarak Mesih'in gerçek saf öğretilerinin bozulduğu, çarpıtıldığını bildirir. Kendisinin Tanrı'nın iyi melek ruhlarından olduğunu ve Tanrı'nın iyi melekler aracılığyla daima konuştuğunu belirtir. Bu tecrübeden sonra Greber rahipliği bırakıp kendisini tamamen ruhçuluğa verir ve bu ruhlar aracılığıyla da ''gerçek Hristiyan öğretilerinin'' açığa çıkarmaya çalışır. Bu doğrultuda 1932'de ''Communication with the Spirit World of God'' kitabını 1933'deyse bu cin ruhlarının yardımıyla Yeni Ahit'in tercümesini yazdı. İşte Yehova Şahitlerinin senelerce ''Söz bir ilah idi'' tercümesine kaynaklık eden ilk çevrilerden birisi buydu.

İlginç olan durum J.Greber'in sözkonusu cinlerle işbirliği sonucunda kavradığı veya keşfettiği Hristiyanlık anlayışı ve öğretileriyle Yehova Şahitlerinin öğreti ve anlayışı arasında şaşırtıcı bir benzerlik vardır!! İşte buna birkaç örnek:

MEDYUM J. GREBER'İN ÖĞRETİLERİ

YEHOVA ŞAHİTLERİNİN ÖĞRETİLERİ

Üçlü-Birlik hem akla hem de Kutsal Kitap'a aykırıdır

-Üçlü-Birlik Kutsal Kitap'a aykırı olup şeytan kökenlidir

İsa Tanrı değil ama Tanrı'nın ilk olarak yarattığı varlıktır

-İsa Tanrı değil ama ilk olarak yaratılan başmelek Mikael'dir.

İsa ölümünden bedenen dirilmemiştir.

-İsa bedenen değil ama ruh olarak ölülerden dirilmiştir.

Yalnızca Baba Tanrıdır.

-Yalnızca Yehova gerçek Tanrı'dır

Kutsal Ruh Tanrı değildir

-Kutsal Ruh ne bir kişilikdir ne de Tanrı...

Tanrı melekler yoluyla mesajını iletmektedir

-Tanrı kutsal melekleriyle bakiyeye bilgi sağlar.

Ebedi cehennem öğretisi tamamen yanlıştır

-Cehennem öğretisi bir Şeytan öğretisidir.

Tüm Hristiyanlık ve öğretileri yozlaştırılmıştır

-Tüm Hristiyanlık... büyük Babil'i oluşturur

İsyan eden cin ruhları arasında doğru cinler de vardır

-Cin ruhlarından bazılar doğru cinlerdir -Rutherford-

''Söz bir ilah idi'' -Yuhanna 1:1-

-''Söz bir ilah idi'' -Yuhanna 1:1-

Greber'in cinler yoluyla aldığı bu öğretilerin Yehova Şahitlerinin öğretileriyle bu denli benzemesi bu Cemiyetin karanlık kökenliği ve cinler tarafından yöneltilebileceği konusunda sizleri düşündürmüyor mu? Bundan başka nasıl oluyor da Yehova Şahitleri senelerce cinler tarafından yöneltilen bir adamın tercümesini kendi düşünce ve tercümesni desteklemek amacıyla kullanabiliyor!!

6. Karanlık Kaynaklı Resimler (Images sublimes)

Son zamanlarda İnternette Yehova Şahitleriyle ilgi aktüel konulardan biri de resim içinde başka bir resim konusudur. İçinde başka şeytani veya karanlık bir resmi gizleyen bu resimler özellikle Yehova Şahitliğini terk eden kişilerce fark edilmiş ve internet yoluyla ilgililerin bilgisine sunulmuştur. Doğrusu bana göre bu resimlerden bazıları abartılmış, bazıları da bir rastlantı sonucu oluşmuştur. Ama bu resimlerden bazıları hem beni hem de birçok Yehova Şahidini düşündürecek bir niteliktedir.

Bu resim bir rastlantı sonucu mu böyle şetani bir şekle girmektedir?

Bu kadının göğsünde Devil (yani Şeytan'ın kısaltılş harfi) olan 'D' nin ne işi vardır?

Neden dolayı gökyüzünde böyle karanlık ve gizemli resimler görünüyor? Acaba bu yalnızca bizim hayal gücümüz mü?

Bu korkunç görüntünün el üzerinde ne işi var?

Putperest kökenli bir ilahın (jüpiter) kadının eteğinde oluşmuş bu görünümüne siz ne anlam veriyorsunuz?

Bu tür resimleri daha da çoğaltabiliriz. Acaba bu resimlerde kötü güçlerin iz ve etkileri görülmüyor mu? İlgilenenler şu internet sitelerinden daha fazla bilgi toplayabilirler:

http://www.microtec.net/mleblank/image/images.html

http://www.multimania.com/palain/bouc.htm

7. Yehova Şahitleri Teşkilatının Ezoterik Öğretileri

Son olarak Yehova Şahitleri Cemiyetinin karanlık kökenliliğini yaymış oldukları şu ezoterik öğretilerde de görmekteyiz:

Bundan başka belirmek gerekiyor ki, Yehova Şahitlerinin teşkilatlanma şeklini, öğretilerini, Tanrı tarafından seçilip atandıkları gibi temel özelliklerini günümüzde var olan diğer tarikatlarla (Mormonlar, Adventistler, Yeni Elçisel Kilise, Moon. Christadelphian vs...) karşılaştırdığımızda arada şaşırtıcı benzerliklerin var bulunduğunu görmekteyiz. Bu da onların diğer tarikatlardan farklı olmadıklarını ve onların bir uzantısı ve yeni bir şekli olduğunu onaylar.

SONUÇ

Cemiyetin bu çarpık öğretileri, sahte perygamberlikleri, Rab'den geldiğine inandıkları yeni ışıklar öğretisi ve bunların daha sonradan değiştirilmesi, senelerce Masonik sembollerin kullanılması, ölmüş bulunan Russell'in hala Cemiyetin hizmetini gözetleyip yeni öğretiler ilettiği düşüncesi, Cemiyetin cinler tarafından bir medyuma dikte edilen bir kitabı gözden geçirip basılmasını onaylaması ve okunmasını tasvip etmeleri, C.J.Woodworth olayı, Medyum biri olan J.Greber'in öğretileriyle benzerlikleri ve gizemli resimler olayı bana göre bu Cemiyetin Tanrı tarafından değil ama yalancı ruhlar tarafından yöneltildiğinin bir kanıtıdır. Şüphesiz Cemiyet şimdi bu öğretilerden bazılarını artık öğretmiyor. Ama bu durum Cemiyeti aklar mı? Bana göre ve kutsal Kitap'a göre hayır. Her ne kadar ruhani terimlerle bu özgeçmişlerini ve öğretilerini yamalamalarla ve cilalamalarla kabul edilebilir bir duruma sokmaya çalışsalarda aslında Cemiyetin varlığı ve özü aynıdır. Karanlık ve ezoterik bir öz ve geçmiş.

Pavlus'un belirttiği gibi günümüzde gerçekten birçok din ve akım hakikatten kulaklarını döndermiş ve kendilerine hoş gelen cinlerin öğretilerine saplanmışlardır. Bizler bireysel olarak ve Rabbin topluluğu olarak uyanık olmalı ve bu tür öğretilerden uzak olmalıyız. Bizlerin uyanık bir durumda kalması ancak Tanrı'nın diri ve değişmeyen sözü olan Kutsal Kitaba bağlı kalması, duayla onu okuması, etud etmesi ve sürekli onun kılavuzluğunda yaşamasıyla mümkündür. Şeytan'ın tuzak ve düzenlerini görüp Tanrı'ya ve İsa Mesih'e yaklaşalım (Efesliler 6). Ruhani silahları kuşanarak ona karşı sabit duralım. Zamanı geldiğinde Tanrı Şeytanı ayaklarımızın altında ezecek ve ona dayalı tüm sistemleri de yargılayacaktır (Romalılar 16.20).

Soru ve gözlemlerinizi bana iletebilirsiniz

©2005 Brüksel İncili (Avederenagan) Kilisesi Diabetes Symptoms And Supplies- This site provides usefull information for Diabetics.