Brüksel İncili (Avederanagan) Kilisesi

 

 

İncil ve Tarih Işığında Yehova Şahitlerinin Yanılgıları


Yehova Şahitlerine Göre Kurtuluş
Yehova Şahitlerine Karşı Tavrımız Ne Olmalıdır?
Yehova Şahitleri ve Dünyamızın Geleceği
Giriş

Tarikatlar ve Yehova Şahitleri Hakkında Bir Kaç Söz.

İddiaları

Yehova Şahitleri Kendileri ve Yayınları Hakkında Neler İddia Eder?

Tarihleri


 Yehova Şahitleri Nasıl Ortaya Çıktı?

Yehova Şahitleri'nin Öğreti Değişiklikleri ve Sahte Peygamberlikleri.

Yehova Şahitleri'nin Bu Tarihsel Gerçeklere Karşı Tutumu Nedir?

Kutsal Kitap'a Tutumları


Yehova Şahitleri İçin Kutsal Kitap Tek Yetki midir.

Öğretileri


İsa Mesih'in Dönüşü 1914 Yılında Oldu mu?

İsa Mesih'in Dirilişi Nasıl Oldu? Ruh Olarak mı Yoksa Bedensel Olarak mı?

İsa Mesih Kimdir? Yaratılmış bir Melek mi Yoksa Tanrı mıdır?

Kutsal Ruh Faal Bir Kuvvetmi Yoksa Tanrısal Bir Kişilik midir?

Günahlılar İçin Bir Diriliş ve Yargı Olacak mıdır?

Ölümden Sonra Bir Yaşam ve Bir Cehennem Yargısı Var mıdır?

Bazı Uygulamaları


Yehova Şahitlerinin Kan Nakli Konusundaki Tutumları Kutsal Kitaba Uygun mudur?

Yehova Şahitleri ve Bazı Hristiyan Kutlamaları.


Yehova Şahitlerinde Rabbin Sofrasının Kutlanışı.

Genel İncelemeler


Tanrının İsmi "YEHOVA" Olarak mı Söylenir?

İsa Mesih Haçta mı Yoksa Düz Bir Direk Üstünde mi Öldü?

Yehova Şahitleri Tanrı Tarafından mı Yoksa Cinler Tarafından mı Yönetiliyor.

Yehova Şahitlerinin Nazi-Hitler Yönetimine Karşı Gerçek Tutumları Nel olmuştur?

Yehova Şahitlerinin Kutsal Kitap Işığında Temel Yanılgıları Nelerdir?

Yehova Şahitlerinin 1914 Yılı ile İlgili Öğretileri Güvenilir midir?

Sadık ve Basiretli Köle Öğretisi İncile (144 bin) Uygunmudur?

Yehova Şahitlerini Terk Edenlerin Tanıklıkları
Ben de bir Şahidim.
Haberler

Tanrı Hakkında Bilmeniz

Gereken Gerçekler

Sevgili Okuyucumuz, ümit ederiz ki buraya dek olan bölümleri dikkatli bir şekilde incelediniz. Bu bölümüyse evrenin en yüce varlığı ve şahsiyeti olan Tanrı'nın kimliğinin incelenmesine ayırdık. Tanrı'ya yönelik kendi kendimize sorduğumuz "Tanrı var mıdır?, Kimdir?, Nerededir?, Nasıldır?, Bizlerin O'na karşı yükümlülükleri nelerdir?" gibi soruları son derece önemli olup mutlaka çözümlenmesi gerekir. İşte bu nedenle, bu bölümde, bu temel sorular üzerinde durup, Tanrı'nın Sözü Kutsal Kitap'ın bu sorulara sunduğu yanıtları inceleyeceğiz. Hemen belirtelim ki, Tanrı'yı ve Tanrı'yla ilgili gerçekleri bilmeniz ve bu gerçekler doğrultusunda yaşamınızı yönlendirmeniz yaşamsaldır. Evrende ve bireysel yaşantımızda bundan daha önemli başka bir konu y oktur: Çünkü bu, yaşam ve ölüm sorunu olup, sonsuz yaşamınız buna bağlıdır. İsa Mesih'in belirttiği gibi

Bu nedenle Tanrı tüm insanlığa şu çağrıda bulunmaktadır:

Tanrı, Egemen Yaratıcı olarak sizin Kendisiyle ilgili gerçekleri bilmenizi, Kendisini bilinçli olarak tüm yürekten sevmenizi, tapınmanızı ve hizmet etmenizi arzulamaktadır. Aynı zamanda Tanrı, sizlerin Kendisine karşı yükümlülüklerinizi de bilmenizi istemektedir. Tanrı'ya karşı böyle içtenlikli bir bağ ve adanış ancak O'nu tüm yüreğinizle aramanız ve O'nunla ilgili Kutsal Kitap gerçeklerini öğrenmenizle mümkündür. İsa Mesih'in belirttiği gibi:

Aynı zamanda unutmayalım ki, Tanrı'yı ve Tanrı'yla ilgili gerçekleri bilmemek büyük bir yıkım olup, her türlü cehalet ve bozukluğun kaynağıdır. Peygambe rler ve Tanrı adamları sürekli bu gerçeği vurgulamışlardır:

Bu nedenle sevgili okuyucumuz Hoşea peygamberin şu yaşamsal çağrısına kulak verip, hep birl ikte " RAB bilgisinin ardına düşelim." (Hoş. 6:3).

TANRI ' NIN VAR OLDUĞUNU NASIL BİLEBİLİRİZ?

Tanrı konusunda çözümlememiz gereken ilk temel soru şüphesiz Tanrı'nın varlığı konusudur. Bu soruya getirmiş olduğumuz yanıt, olumlu veya olumsuz olsun, yaşamımızın akışını ve yönünü tümden değiştirip şekillendirir. Tanrı'nın varlığına değin o denli kanıt bulunmasına rağmen zamanımızda ne yazık ki, hâlâ birçok insan çeşitli ideoloji ve peşin hükümler nedeniyle Tanrı'nın varlığını yadsımaktadır. Şüphesiz, sen d e çevrende Tanrı'nın varlığını yadsıyıp, Tanrı'nın yalnızca para, eğlence vs… olduğunu bildiren birçok kişiyle karşılaşmışsındır.

Kutsal Kitap Tanrı'nın varlığından o denli emindir ki, bunu ispatlamaya bile gerek görmez. Ancak 'akılsız ' bir kişinin Tanrı' yı yokumsayacabileceğini bildirmekle yetinir (Mez. 19:1). Tanrı'yı yokumsayan kişiler, genellikle O'nu göremeyip, O'na dokunamadıklarından O'nun varlığını yadsırlar. "Ben görmediğim, dokunmadığım bir şeyin varlığına inanmam!" derler. Acaba Tanrı' nın varlığına inanmak için O'nu görmeyi ve O'na dokunmayı bir koşul olarak ileri sürmek mantıklı ve yerinde bir tutum mudur?

Yok, hiç de değil! Çünkü pratik yaşamımızda birçok şeyler vardır ki, bunların varlığını görmeden ve dokunmadan da kabul etmekteyiz. Örneğin radyo dalgaları, elektirik akımı, çeşitli kokular, akıl, rüzgar, yer çekimi gibi olgular görmediğimiz ve dokunamadığımız halde var olan gerçeklerdir.

Bundan başka Kutsal Kitap açıkça bizlere Tanrı'yı görmenin ve O'na dokunmanın olanaksız olduğunu bildirir. Hz. Musa da Tanrı'yı görmeyi ve O'na dokunmayı çok arzulamıştı. Fakat Tanrı ona "Yüzümü göremezsin." dedi "çünkü insan beni görüp de yaşayamaz." (Çık. 33:20). Elçi Pavlus başka bir yerde "Tanrı'nın yaklaşılamaz bir ışıkta " bulunduğunu bildirir (1Tim. 6:16). Zaten Pavlus'un kendisi de Şam yolculuğunda dirilen İsa Mesih'i görmüş ve o anda gözleri görmez olmuştu. Bizim fiziksel yapımız Tanrı'yı görmemize ve O'na dokunmamıza dayanamaz. Bunun için Tanrı kendi varlığını bizlere değişik şekillerde açıklamayı uygun bulmuştur. Tanrı'yı her ne kadar göremezsek de O'nun varlığını ve gerçekliğini, radyo dalgaları, akıl, koku, rüzgar vs... de gözlediğimiz gibi, etki veya yaptığı işlerinden anlayabiliriz. Özellikle şu üç olgu, Tanrı'nın varlığını sezinlememiz için bizle r e son derece yardım etmektedir:

1. Doğadaki düzen : Gezegenler, dünya ve dünyada yaşayan canlı varlıkların var oluşu, bunlar arasında hüküm süren akıl durdurucu mükemmel düzen, açık bir şekilde hikmet sahibi bir Yaratıcı'nın varlığını belgelemektedir. Güneşin dünyamıza yakınlığı, uzaklığı, atmosfer, dünya ve gezegenlerin güneş etrafında bir saat gibi dönüşü, mevsimlerin oluşumu, insan ve diğer canlıların türeyip, yaşamlarını sürdürebilmeleri için hazırlanan ortam, besin maddeleri vs... tartışılmaz bir şeki l de Tanrı'nın varlığına tanıklık etmektedir. Hz. Eyub'un bildirdiği gibi "Bütün bunlar arasında kim bilmez ki bunu RAB'BİN eli yapmıştır." (Eyb.12:9). Evet, Hz. Davud'un da başka bir yerde söylediği gibi "Gökler Allah'ın izzetini beyan eder ve gök kubbesi ellerinin işini ilan eyler." (Mez. 19:1). Elçi Pavlus da Romalılar 1:20'de şu açıklamada bulunur:

2. Neden- sonuç kuralı : Var olan her şeyin bir nedeni veya sebebi vardır. Hiçbir şey kendiliğinden oluşamaz. En basit bir masa, sandalye, saat, radyo, araba vs… bile kendiliğinden meydana gelemez. Mutlaka bunlar akıl sahibi biri tarafından yapılmıştır. Kutsal Kitap'ın söylediği gibi "her evin bir yapıcısı vardır, oysa her şeyin yapıcısı Tanrı'dır." (İbr.3:4). İçinde yaşamakta olduğumuz dünya, tüm incelikleri ve ahengiyle yerinde olarak biz insanların daha büyük "evi" dir. Bu evin de bir nedeni, bir yapıcısı olduğu ve bunun Tanrı'nın Kendisi olduğu açıktır.

Zamanımızda evren ve yaşamın oluşumunu izah etmek için ileri sürülen büyük patlama, kozmik kaza, tesadüf veya evrimcilik gibi birçok teori artık geçerliliğini yitirmektedir. Günden güne dikkatlerin üzerinde toplandığı tek geçerli izah tarzı, evren ve canlıların özel bir şekilde Tanrıca yaratılmasıdır. William Paley adl ı bir İnanlı (1743-1805) isabetli düşünerek evrenimizi çok güzel işlev gören bir saate benzetir ve şöyle sorar:

Evet, yaratılış gerçekten de Tanrı'nın varlığının açık bir kanıtıdır. Bir bilim adamının da söylediği gibi, yaratılışı ve hayatı gözleyip de "Tanrı'nın varlığını yadsıyabilecek gerçek bir bilim adamı düşünülemezdir." .

3. Evrensel çapta her insanda var olan din güdüsü, vicdan veya iç dürtülerimiz de bizlere bir Tanrı'nın var olduğu gerçeğini kabul etmeye zorlamaktadır. Hangi ırk, millet, toplum veya kültüre bağlı olursa olsun, her ne kadar çarpık da olsa her insanda, içgüdüsel olarak bir Tanrı fikri, iyilik ve kötülük kavramları mevcuttur. Kutsal Kitap'ın bildirdiği gibi Kendisiyle ilgili bu içgüdüsel ışığı ve "ezeliyeti insanın yüreğine koymuş" olan Tanrı'nın Kendisidir (Vaiz 3:11). Sağlıklı bir şekilde düşünen ve vicdanının sesine kulak veren bir kimse kolayca Tanrı'nın varlığını kabullenebilir. Ama ne yazık ki, zamanımızda çoğu insan bencil istek ve çıkarlardan dolayı vicdanının sesini susturmuş veya köreltmiştir!

Gördüğümüz gibi, her ne kadar eksiksiz ve tam olmasa da, Tanrı, Kendi varlığını, hikmeti ve gücünü doğa ve vicdan yoluyla her yerde, herkese hissettirir. Teoloji dilinde bu, Tanrı'nın Kendisini ' genel olarak açıklaması ' olarak bilinir. Evet, Tanrı'nın varlığı kesin bir gerçektir. Bu gerçeği yadsımak bizleri sonsuz yaşam ve Tanrısal bereketlerden yoksun kılıp, sonsuz mahva götürür.

TANRI'YI DAHA YAKINDAN NASIL TANIYABİLİRİZ?

Tanrı'nın varlığıyla ilgili bu bazı gerçekleri gördükten sonra, belki hemen kendi kendine ' Ben zaten O'nun varlığına inanıyorum ; diyerek bu konuyu geçiştirmeye çalışabilirsin. Fakat sevgili okuyucumuz unutmayın ki, her ne kadar Tanrı'nın varlığına ve birliğine inanmak çok önemli ve gerekli olsa da, buna sırf teorik olarak inanmak kimseye fayda sağlamaz. Hatırlamalısınız ki, Şeytan ve onun cinleri de Tanrı'nın varlığına, gücüne ve birliğine tamamen inanmaktadır (Yak. 2:19). Bu nedenle bizlerin Tanrı'yı bireysel olarak tanıması ve O'nun istemi doğrultusunda hareket edip yaşaması son derece önemlidir. O halde Tanrı'yı bire y sel olarak daha yakından nasıl tanıyabiliriz? Bu mümkün müdür?

Evet bu mümkündür. Tanrı Kendisini yalnızca doğa ve vicdan yoluyla yaptığı genel açıklayışla tanıtmakla yetinmemiş, ama Kendisini bizlere özel bir şekilde, daha yakından açıklamayı da uygun bulmuştur. Özellikle Kutsal Kitap'ta, Kutsal Kitap yoluyla açıklanan şu dört olgu bizlere Tanrı'yı bireysel olarak, daha yakından tanımamıza yardım etmektedir:

1. Tanrı'nın yaptığı işlere bakarak : Yaptığı işleri gözlemek yoluyla herhangi bir kişinin kimliği hakkında çeşitli fikirler edinebiliriz. Aynı şekilde, Tanrı'nın yaptığı işleri gözlemek yoluyla da O'nun kişiliği ve karakteri hakkında birçok şeyler öğrenebiliriz. Gördüğümüz gibi evrende var olan şaşılacak düzen, yalnızca Tanrı'nın varlığını değil, aynı zamanda Tanrı'nın hikmet, güç ve yüceliğini de sergilemektedir. Elçi Pavlus'un söylediği gibi:

2. Tanrı'yı yakından tanımış olan kişilerin Kutsal Kitap' ta O'nunla ilgili, yapmış oldukları tanıklıkları okuyarak : Herhangi bir kimseyi tanımanın diğer bir yolu da, o kişiyi yakından tanıyan kişilerin, onun hakkında söylediklerini dinlemekle olur. Kutsal Kitap bizlere Tanrı'yı çok özel bir şekilde, yakından tanımış olan kişilerin tarihini ve tecrübelerini anlatır. Hz. İbrahim, Yakup, Musa, Eyub, Davut, Süleyman, İşaya, Daniel, Hezekiel gibi peygamberler Tanrı'yla özel bir bağa sahip olmuş ve bizzat Tanrı, bu kişilerle konuşarak, onla r a kendi kimliğini ve yüceliğini sezdirmiş ve açıklamıştır (Çık.3:1-16, 33: 11, 34:18-23, Eyb. 42:5, İş.6:1-5, Hez.1 vs...). Onların Kutsal Kitap'ta, Tanrı hakkında yapmış olduğu birçok açıklama ve bildirilerini incelemekle de Tanrı'yı daha iyi bir şekilde tanıyabiliriz.

3. Bizzat Tanrı'nın kendisi hakkında bildirdiklerini dinlemekle : Tanrı, Kutsal Kitap'ta çeşitli şekillerde kendi kimliği, karakteri ve bize karşı olan sevgi ve planları hakkında birçok açıklama ve bildirilerde bulunmuştur. Bunları dikkatli bir şekilde duayla incelersek, O'nun hakkında yine çok şeyler öğrenebiliriz.

4. Son olarak Tanrı'yı en iyi bir şekilde İsa Mesih aracılığıyla tanıyabiliriz : Çünkü İsa Mesih görünmez Tanrı'nın görünür şekli olup, Tanrı kişiliğinin ve karakterinin öz tanımıdır. O'nu bilmek ve tanımak, Tanrı'yı bilmek ve tanımaktır. Mesih aracılığıyla yapılan bu özel açıklayış, Tanrı kişiliğinin en açık, en üstün ve en mükemmel açıklanışıdır. Evet, eğer Tanrı'yı iyi bir şekilde, bireysel olarak tanımak istiyorsan, yapacağın ilk şey, İsa Mesih'in karakter ve kişiliğini tanımaktır.

TANRI NEREDEDİR?

Rus astronot Nicolaier, dünya çevresinde yapmış olduğu bir uzay yolculuğundan sonra vermiş olduğu bir demeçte, dünya çevresini tamamen dolaştığını "ama hiçbir yerde Tanrı'ya rastlamadığını" bildirdi. Çokları bu demeci ciddiye aldı. Ama Tanrı-tanımaz bu astronotun bu düşünce ve muhakeme tarzı acaba yerinde miydi? Hiç de değil! Daha önce de görmüş olduğumuz gibi Tanrı, ruhsal bir varlık olup, insan gözüyle görülemez ve dokunulamazdır. Ruhsal, görünmez bir varlığı harfî insan gözüyle görmeye ve bulmaya çalışmak başlıbaşına bir mantıksızlıktır. İkinci olarak, gökler bizzat Tanrı'nın yaratmış olduğu eserlerdir. Acaba sen çok beğendiğin bir ressamı veya heykeltraşı görmek i steseydin ne yapardın ve nereye başvururdun? Acaba ressamı veya heykeltraşı yapmış olduğu resim veya heykel içinde mi görüp, bulmaya çalışırdın? Şüphesiz hayır! Bunun gibi Tanrı'yı da kendisinin yaratmış olduğu eserin içinde bizzat görmeyi ve bulmayı umma m alıyız.

Tanrı'nın nerede olduğu konusuna gelince, hemen belirtelim ki, biz insanlar zaman ve yerle sınırlı olduğumuzdan, çoğu zaman Tanrı'yı da kendimiz gibi zaman ve yerle sınırlı sanırız. Oysa bu bir yanılgıdır. Mutlaka Tanrı'nın bir konutu ve bir merkez idare yeri vardır. İsa Mesih öğretmiş olduğu bir duada, bu yerin gökler olduğunu bildirdi: "Ey göklerde olan Baba'mız..." (Mat.6:9).

Şüphesiz söz konusu gökler bizim bildiğimiz Tanrıca yaratılmış gökler değil; şimdiki yer ve gökler henüz yaratılmadan önce var olan göklerdir. Akılda bulundurman gereken diğer bir gerçek de şudur ki, her ne kadar Tanrı'nın konutu ve idare merkezi göklerse de Tanrı'nın huzuru tüm yaratılışı kaplamaktadır. Davut peygamberin aynen bildirdiği gibi:

TANRI NASIL BİR VARL IKTIR?

Şüphesiz sen de herkes gibi Tanrı'nın nasıl bir varlık olduğunu merak etmişsindir. Hemen belirtelim ki, Tanrı'nın kimli-ğini bir kaç sözle tanımlamak olanaksızdır. Hatta bu konuda ciltlerce kitap yazılsa bile yine yetersiz kalır. Tanrı'nın kimliğini tam olarak ancak cennetin sonsuzluğunda keşfedebileceğiz (1Kor.13:12; Rom.12:33; Efs.3:8). Buna rağmen Tanrı, Kendisiyle ilgili bilmemiz gereken temel bilgileri bizlere Kutsal Kitap yoluyla açıklamış bulunuyor. Öyle ki, bizler Kendisine bilinçli bir şeki l de inanıp, arzu ettiği gibi Kendisine hizmet ve tapınış sunabilelim. Kutsal Kitap Tanrı'nın kimliği ve karakteri hakkında bizlere kısa olarak şu temel gerçekleri öğretmektedir:

Belki hemen sorabilirsin mademki Tanrı ruhtur neden Kutsal Kitap'ın birçok yerinde Tanrı'nın elinden, ayağından, gözünden, ağzından vs... söz ediliyor? Bu bir çelişki değil midir? İlk bakılışta bunun çelişki gibi göründüğü doğrudur; fakat bu ifade tarzları aslında tamamen sembolik olup, bunlar Tanrı'nın, insan dili ve anlayışıyla açıklanmasıdır. İşaya kitabında da Tanrı'nın kanat germesinden söz edilir. Şüphesiz bizler bunu harfiyen yorumlayıp Tanrı'nın kartal gibi bir varlık olduğu sonucunu çıkarmayacağız! Bu sadece Tanrı'nın korumasını gösteren sembolik ve canlı bir anlatım t arzıdır, o kadar.

Tanrı'nın böyle ruhsal bir varlık olması bize gösterir ki, bizler asla Tanrı'yı ve Mesih'i görünür şekillerde, heykel veya resimlerle tanıtmamalı, onların önünde eğilmemeli, tapınmamalı ve dua etmemeliyiz. Zaten on emrin ilki de bununla i lgilidir:

Tanrı'ya, O'nun karakter ve kimliğini yansıtan birçok isim ve ünvanlar verilmektedir : "YHWH" veya "Yahwe" ; Tanrı'nın özel ismi olup, bu kendiliğinden var olup, her şeye sebebiyet veren, ve söylediğini arzu ettiği gibi yerine getiren anlamındadır. Tanrısal ismi oluşturan bu dört sessiz harfin tam olarak nasıl telaffuz edildiği bilinmemektedir. Bilg inler bunun "Yahwe" olarak telafuz edilmesinin aslına çok yakın olduğu görüşündedirler. M.S. 12'nci yüzyıldan itibaren Kitap'ı Mukaddes'in çeşitli tercümelerinde kullanılan "Yehova" telafuzu ise doğru olmayıp, bir yanlışlık sonucu, "Adonay" isminin sesli harflerinin Tanrısal ismi teşkil eden bu YHWH ünsüz harfleriyle karıştırılması sonucunda ortaya çıkmıştır! Asıl İbranice Kutsal Kitap'ta bu isim Yehova olarak değil, fakat daima YHWH olarak kayıtlıdır.

"El"; Tanrı veya ilah olarak tercüme olunur. Anlamı k udretli veya güçlü olan demektir.

"Elohim"; Tanrılar veya ilahlar olarak çevrilir ve bazı ayetlerde Tanrı'nın Üçlü-Birliğini simgeler (Tek.1:26).

"Adonay" ismi de Rab, hakim veya efendi anlamındadır.

"El Elyon"; En Yüce Olan,

"El Olam"; Sonsuzluk Tanrısı ,

"El Şadday" da Her Şeye Kadir Tanrı anlamındadır vs...

Tanrı, yaratılmamış olup, ezelîdir : Başlangıcı ve sonu yoktur. Bu nedenle Tanrı'yı kim yarattı? diye diretmek büyük bir hatadır! Başlangıcı olan veya yaratılan bir varlık asla Tanrı olamaz:

Tanrı her şeye kadirdir : O'nun gücüne sınır olmayıp, O'nun için olanaksız hiçbir şey yoktur. Tanrı, doğamızın yasalarıyla da sınırlı değildir. Arzu ettiğinde doğa üstü işler yapabilir:

Tanrı'nın bu özelliği bizlere açık bir şekilde göstermektedir ki, bizler, ancak Tanrı'ya güvenip O'na bağlanabiliriz ve yalnızca O'nun korunmalığı altında gerçek bir güvenliğe sahip olabiliriz. Acaba sen O'na bağlanıp, O'nun korunmalığı altına gi rdin mi?

Tanrı her şeyi bilir : O, şimdiki zamanı, geçmişi, geleceği tam olarak bilir ve görür. Düşünce ve niyetlerimizi de tüm ayrıntılarıyla bilir. O'ndan hiçbir şey gizleyemeyiz.

Gördüğümüz gibi nasıl Tanrı kutsal olup, günahtan tiksinir ve kutsallıktan hoşlanıyorsa, bizler de O'nu hoşnut etmek için günah ve karanlık işlerden iğrenip, yaşamımızın her alanında kutsallığı kovalamalıyız. Acaba sen şahsi yaşamında kutsallığa özlem duyup, bunun ardınca gidiyor musun?

Tanrı adildir : Yargı ve cezalandırmalarında tamamen haklıdır. O, yargı ve cezadan kurtulabilmemiz için gereken her şeyi yapmıştır. Eğer bizler O'nun bu sağlayışını ihmal edersek, emin olabiliriz ki, her birimizi hak ettiğimiz şekilde yargılayacaktır.

Tanrı sevgi dolu bir Baba'dır : O birçok dinlerin tanıttığı gibi gaddar ve sadist bir Tanrı değildir. O'nun bizlere karşı beslemiş olduğu ilgi ve sevgi, gerçek ve öz bir sevgidir. Özellikle O, bunu İsa Mesih'in kişiliğinde ve yaşamında açıkca sergilemiştir. Bu nedenle bizler Mesih İsa aracılığıyla O'na büyük saygı ve güven du y gularıyla serbestçe yaklaşabiliriz.

Tanrı'nın aynı kendisi gibi ezeli bir Oğlu ve ezeli bir Kutsal Ruh'u vardır ve bunlar beraberce tek bileşik bir Tanrılığı oluştururlar : Bu; Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'tan oluşan Üçlü-Birlik inancı olarak bilinmektedir. Yerinde olarak bu gerçek insanî kavrama yeteneklerimizi aşan Tanrısal bir gizdir. Günümüzde her ne kadar modernist, liberal görüşlü akım ve tarikatlar bu inançla alay edip yadsısa da, bizler bu inancın temelinin Kutsal Kitap' a dayandığına inanmaktayız. Bu inancı putperest kökenli bir inanç olarak tanıtıp, bunu putperestlerin çok tanrıcılık kavramıyla bir tutmak büyük bir saygısızlıktır. Çünkü bizler asla putperestlerin sahte, hayali put ve ilahlarına değil, fakat Kutsal Kitap'ın her bir sayfasında rastlamış olduğumuz Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'a inanırız. Hemen belirtelim ki, Kutsal Kitap'ta "Üçlü-Birlik" terimi mevcut değildir. Fakat bu terimin ifade ettiği fikir veya gerçek açıkça orada öğretilmektedir. Eğer Kutsal Kitap'ın Baba, Oğul ve Kutsal Ruh hakkındaki öğreti ve verilerini bir araya getirip, bir sentez veya bir değerlendirme yapacak olursak açık bir şekilde bu inanışa varırız.

İSA MESİH KİMDİR?

Örneğin Kutsal Kitap açık bir şekilde İsa Mesih'in yaratılmamış, ezeli Rab ve Tanrı olduğunu öğretir. Yuhanna 8:58'de İsa Mesih "İbrahim'in doğumundan önce BEN VARIM" demekle hem yaratılmadığını hem de Tanrı'yla kendisinin özdeşliğini dile getirmiştir. O "Ebediyet Baba'sıdır." (İş.9:6), "Kendisinde günlerin başlangıcı yoktur." (İbr.7:3), Beytlehem'de doğsa da gerçekte "O'nun günleri eski olup, çıkışı ezeli vakitlerdendir." (Mik.5:1-2). O, aynı Baba Tanrı gibi "Alfa ve Omega, Başlangıç ve Son'dur." (Esin.22: 12-13,20). O, ne bir yaratık ne de bir melektir. O her zaman Tanrı'yla, Tanrı'da var olmuş olan Oğul Tanrı'dır . İşte Kutsal Kitap'tan Mesih'in Tanrılığına ilişkin bazı kanıtlar:

Bunların dışında yalnızca Tanrı'ya yöneltilmesi gereken dua, tapınış, şükran ve yüceliğin Kutsal Kitap'ta Mesih'e de yöneltilmesi O'nun kısmen değil, ama tam ve kesin Tanrılığını gösterir. Örneğin İstefanos taşlanmaktayken "Ya Rab İsa ruhumu al ve onlara bu günahı yükleme diye dua ediyordu." (Bkz. Elçi. 7:59-60, 1Kor. 1:3, 2Kor.12: 8-10). Melekler ve insanlar İsa Mesih'e tapınıyor ve Baba Tanrı'yla eşdeğer bir şekilde O'nu yüceltiliyorlardı (Lu. 24:52, İbr. 1:6, Esin.5:7-14, Yu.5:23).

Yine yalnızca Baba Tanrı'nın sahip olduğu birçok ünvan ve özelliklere İsa Mesih'in de sahip olması O'nun kesin Tanrılığını belgeler. Örneğin İsa Mesih aynı Baba Tanrı gibi "Alfa ve Omega, başlangıç ve sondur." (Esin. 22:13.20, 1:8), "Kralların KRALI ve Rablerin RABBİ" dir (Esin. 19:16-1Tim.6:15), "Kadir Tanrıdır." (İş. 9:6-10:21), "Her yerde olabilendir." (Mat. 18:20, 20:28), "Herşeyi bilip yürekleri araştırandır." (Esin. 2:23-Yer.17:10), "Günahları bağışlayandır." (Mar.2:5-6, Elçi.7:60), Herşey O'nun aracılığıyla ve O'nun için olmuştur." (Rom.11:36, Kol.1:16) ve O "Her şeyde herşeydir." (Kol. 3:11-1Kor. 15:28 vs...).

Ve yine İncil'de İsa Mesih'in Baba Tanrı'yla özdeşleştirilip, O ' nunla bir tutulması da O'nun kesin Tanrılığını kanıtlar. Örneğin Mezmur 102:25-27'de bizzat Baba Tanrı'ya yöneltilmiş olan ‘Ya Rab başlangıçta yerin temellerini sen attın. Gökler de ellerinin yapıtıdır. ' duası İncil'de olduğu gibi Mesih İsa'ya atfedilmektedir (Bkz. Mez.102:25-27, İbr.1:10-12, İşa.6:1-13, Yu.12:37-41, İşa.8:13-14, 1Pet. 2:7, 3:14, Mez.68:18, Ef.4:8). İsa'nın yemesi, içmesi, ağlaması, denenmesi, Baba benden büyüktür demesi ve dönüş gününü bilmemesi de gerçi doğrudur; fakat iyi bilmeliyiz ki, Mesih'in buna benzer açıklamaları, gönüllü olarak almış olduğu insanoğlu veya kul pozisyonuyla ilgilidir. Pavlus'un bildirdiği gibi:

KUTSAL RUH KİMDİR?

Yine Kutsal Kitap, açık bir şekilde Kutsal Ruh'un da ezeli, Tanrısa l bir kişilik olduğunu bildirir. Öyle ki, Kutsal Ruh "öğretir, konuşur, işitir, şefaat eder, tanıklıkta bulunur, ikna eder, yöneltir, üzülür ve aynı İsa Mesih gibi O da "kendiliğinden konuşmayıp, Baba'dan işittiklerini" insanlara iletir. Yine aynı İsa Mesi h gibi O da "başka bir tesellicidir" (Yu. 14:16-18, 15:26, 16:5-14). Kutsal Ruh'un kendine özgü "düşünce", "irade", "sevgi ve duyguları" vardır (Yu.16:13, Rom.8:26-27, 15:30, 1Kor. 12:11, Ef.4:30, Elçi.15:28). Aynı zamanda Kutsal Ruh, bizzat kendinden söz ederek "onları bana ayırın" der (Elçi.13:2). Bunlar açık bir şekilde Kutsal Ruh'un kendine özgü kişiliğini kanıtlar. Bunun yanısıra Kutsal Kitap'ın birçok yerinde Kutsal Ruh Tanrı'yla bir tutulmakta, Tanrı'nın söz ve işleri de Kutsal Ruh'un söz ve işleriymiş gibi sergilenmektedir. Bu O'nun kesin Tanrılığının bir kanıtıdır (bkz. Mez. 95:69 ile İbr.3:7-9'u karşılaştır. İş.6:8-10 ile Elçi. 28:25'i karşılaştır vs... Elçi.5:3-5). İbraniler 9:14'te ise O'nun yaratılmamış "ezeli Ruh" olduğu gerçeği vurgulanır. Kutsal Ruh Üçlü-Birliğin üçüncü şahsiyetidir.

ÜÇLÜ-BİRLİK

Kutsal Kitap, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un birlik ve eşitliklerini vurgularcasına onları sürekli yanyana tanıtır. Bu sıkı ortaklık, birlik veya kaynaşma içerisine asla birer yaratık olan, ne insan ne de melekler girebilirler. Eski Antlaşma'da her ne kadar Üçlü-Birliğin izlerine rastlasak da bu öğreti özellikle Yeni Antlaşma'da daha da belirgin olmuştur (Tek. 1:1.26, 3:26, 11:7, 18:1, 2:16, İş.6:8, Hoş.1:6-7). İsa Mesih ve öğrencilerin konuşmaları sürekl i bu üç Tanrısal benlik etrafında dönerdi:

Tanrı'nın bileşik birliğini Doğuş 1:26'da da görmekteyiz:

İlk kilise pederlerinin de öğretmiş olduğu gibi burada Tanrı, Oğlu İsa Mesih ve Kutsal Ruh'la konuşmaktadır. İsa Mesih de Yuhanna 14:23'te ‘Kim beni severse, sözümü tutar ve Babam onu sever ve BİZ ona GELİP yanında mesken tutarız.' demekle aynı ifade tarzını kullanmıştır. Şu ayetlerde yine aynı ifadeleri görürüz. Tek. 3:26, 11:7, 18:12, İş. 6:8 ve Yu. 14:16-17, 23. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh arasında öyle bir birlik ve kaynaşım var ki, birinin eylemi bir diğerinin eylemi gibi tanıtılmaktadır. Örneğin; ev ren ve canlıların yaratılışı (Esin.4: 11, İbr.1: 10, Eyb.33:4), sonsuz yaşamın sağlanışı (1Yu.5:11, Yu. 10:28, 6:63), Mesih'in dirilişi (Elçi.2:24, Yu.2:19, 10:17, Rom.8:1). İnanlılarda konut kurup, ruhsal armağanların dağılımı (Yu.14:16-17.23) ve diriliş (Yu.5: 21, 6:40, Rom. 8:11) gibi birçok olayların gerçekleşmesi aynı anda hem Baba'ya, hem Oğul'a hem de Kutsal Ruh'a atfedilmektedir. Ama bu eylemleri gerçekleştiren gerçekte kimdir? Baba mı, Oğul mu yoksa Kutsal Ruh mu? Bu sorun ancak bu üç şahsın tek bi leşik bir Tanrılığı oluşturduğu kabul edilince çözümlenir.

Kutsal Kitap bizlere Rabbin "bir" olduğunu öğretir. Ama buna rağmen Kutsal Kitap, hem Baba'nın hem Oğul' un hem de Kutsal Ruh'un Rab olduğunu vurgular (Bkz.İbr.1:10, 2Pet.1:16, 2Kor. 3:16). Ama yine üç Rab değil bir tek Rab vardır. Kutsal Kitap yine Tanrı'nın bir olduğunu söylemektedir, fakat bunun yanında, yine hem Baba'nın hem Oğul'un hem de Kutsal Ruh'un Tanrı olduğunu vurgular, buna rağmen Baba, Oğul ve Kutsal Ruh, birbirlerinden bağımsız, üç a llahlar heyeti (triteizm) değil bir ve tek Tanrılıkdır. Bu derin gizi belki şu örnekle biraz açıklığa kavuşturabiliriz. Üç mum yakarak karanlık bir odaya girdiğinizi düşününüz. Karanlık odanın birden aydınlandığını göreceksiniz. Ama odada gerçekte kaç tane ışık oluşacaktır? Birbirinden ayrı üç mum ışığı mı, yoksa üç mumun kaynaşarak oluşturduğu tek bir ışık mı? Şüphesiz, üç mum olmasına rağmen odayı kaplayan ışık tek olacaktır. Bunun gibi Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un oluşturduğu Tanrılık da tek, bileşik bir T anrılıktır. Yine bu gerçeği tek bir hüvviyet veya kimlik taşıyan üç kişiyle de örnekleyebiliriz.

Kutsal Kitap zaten Tanrı'nın birliğinden söz ederken, bu birliğin bileşik bir birlik olduğunu işaret eden özel bir İbranice ifade kullanmaktadır. Bu "ehad " terimidir. Mutlak birliği işaret eden kelime ise "yahid " dir. İşte Kutsal Kitap'ta Tanrı'nın birliğinden sözedilirken bu ilk "ehad" terimi kullanılmaktadır. Tekvin 2:24'te kadın ve erkeğin bir olmasından söz edilirken de aynı terim kullanılmaktadır. Açıktır ki kadın ve erkeğin oluşturduğu birlik bileşik bir birliktir, tek bir kişilik değil. Bunun gibi Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un oluşturduğu birlik de tek, bileşik bir birliktir. Bunun yanında hemen belirtmeliyiz ki, tarihte Sabelliyanizm olarak bilinip Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un tek ve aynı şahsiyet olduğunu bildiren görüş de Kutsal Kitap'a aykırıdır. Bu görüşe göre Baba Tanrı üç farklı görünümde, üç rol oynayan tek bir varlıktır. O, hem Oğul'dur hem de Kutsal Ruh. Kutsal Kitap her ne kadar bu üç Tanrısal benliğin arasında sıkı ve derin bir birliğin var olduğunu belirtse de, gerçekte bunları birbirleriyle karıştırıp bunların bir ve aynı şahsiyet olduğunu öğretmez (Mat. 28:19, 27:46, Yu.14:12-16). İsa Mesih, Yuhanna 14:16-17'de ‘ Ben de Baba 'dan dileyeceğim ve O, sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin Ruhunu verecek.' demekle Üçlü-Birlik'teki benlikleri birbiriyle karıştırmamıştır. Belki bir önceki sayfadaki şema bizlere Üçlü-Birlik konusunda biraz da olsa doğru bir görüşe sahip olmamıza yardım edebilir.

TANRI'YA KARŞI YÜKÜMLÜLÜKLERİN NELERDİR?

Tanrı'nın varlığı, kimliği ve karakteri hakkında görmüş olduğumuz bu gerçeklerden sonra şimdi gözlerimizi bu yüce varlıktan, kendimize çevirmeli ve kendi kendimize şu bir kaç soruyu yöneltm eliyiz: "Tanrı'ya nasıl yaklaşabilir ve O'nun tarafından nasıl kabul edilebilirim?, Benim Tanrı'ya karşı sorumluluklarım nelerdir?, O benden neler bekliyor?, O'nu hoşnut eden gerçek tapınış ve hizmet nedir?

İsterseniz ilk soruyu ele alıp, hemen belirtelim ki, Tanrı'ya yaklaşma ve O'nun tarafından kabul edilme konusu başlangıçtan bu yana insanlık için çok önemli bir konu olmuştur. İnsanlar ve dinler bunun için bir sürü birbirinden farklı ayin ve uygulamalar önermiş ve uygulamıştır. Kendini yaralama, ateş üz e rinde dans, dikenler üzerinde yatma, ayinler, hayır işleri, oruç, hac seferleri, felsefe, dua gibi çeşitli yollarla Tanrı'ya yaklaşmayı ve O'nun tarafından kabul edilmeyi aramıştır. Fakat Kutsal Kitap açık bir şekilde bunların yetersizliğini bildirip, Tan r ı' ya yaklaşıp O'nun tarafından kabul edilmenin yalnızca İsa Mesih'e ve O'nun kurtarmalık işine iman etmek yoluyla olacağını vurgular.

Senin en büyük yükümlülüğün Tanrı'yı bütün yürek ve varlığınla sevmektir: Bu insanın, Tanrı'ya karşı en büyük yükümlülüğüdür. Rab İsa bu gerçeği şöyle vurguladı:

Tanrı'yı bütün yürekle sevmek demek, yaşamımızın ilk yerine Tanrı'yı koyup, her şeyde O'nun onay ve iradesini aramak demektir. Bu aynı zamanda O'na samimiyet ve alçakgönüllülükle yaklaşıp, tüm ciddiyetimizle ve coşkunlukla hizmet etmek fikrini de içerir. Acaba sen, şahsî yaşamında ilk yeri Tanrı'ya ayırıp, yaşamını O'nun istemi doğrultus unda yönlendiriyor musun? O'na bütün samimiyetinle, alçakgönüllülükle ve özveriyle hizmet ediyor musun?

Diğer çok önemli bir yükümlülüğün de Tanrı'ya Ruh'ta ve gerçekte bir tapınış sunmaktır: Yine Rab İsa bu konuda Yuhanna 4:24'te şu açıklamada bulunmuşt ur:

Tanrı'ya ruhta ve gerçekte tapınmak, biraz önce de bildirdiğimiz gibi O'na samimiyet ve içtenlikle tapınmayı içerip, Kutsal Kitap'ın içerdiği Tanrısal gerçeklerin ışığında ve Kutsal Ruh'un desteği doğrultusunda olması demektir. Senin tapınışın ruhta ve gerçekte midir? Yoksa yalnızca ‘Tanr ı'ya inanıyorum' demekle mi yetiniyorsun? Güncel yaşamında Tanrı'ya tapınmak ve dua etmek için özel bir zaman ayırıyor musun? Tanrı'yı yüceltip O'na hizmet ediyor musun? Bu kurtuluşun için son derece önemlidir. Bunun için değerli okuyucum, Kutsal Kitap yoluyla Tanrı'yı, İsa Mesih'i ve O'nun senin hayatın için öngördüğü planı incelemeye ve yaşamını buna göre yönlendirmeye kararlılıkla devam et. Unutma ki:

2. Tanrı'nın var olduğunu nasıl bilebiliriz?

3. Tanrı nasıl bir varlıktır?

Aşağıdaki soruların doğru yanıtını bulup işaretleyiniz.

0. Tanrı'ya inanmak için O'nu görmek şarttır...

0. Tanrı'nın varlığını yaptığı işlerden anlarız...

0. Vicdanımız bir Tanrı'nın var olmadığını bildirir...

4. Yaşam ve evren

0. Bir patlama sonucu tesadüfen oldu…

0. Evrimleşme yoluyla oldu…

0. Bizzat Tanrıca yaratıldı...

5. Tanrı'yı daha yakından a ncak

0. Bilim ve aklımız yoluyla...

0. İsa Mesih ve Kutsal Kitap yoluyla...

0. Papaz veya din adamları youyla... tanıyabiliriz.

6. Tanrı yalnızca

0. Göktedir...

0. Kilisededir...

0. Göktedir, fakat huzuru tüm yaratılışı kaplar...

7. İ sa Mesih

0. Yaratılmış güçlü bir melektir...

0. Büyük peygamberlerden biridir...

0. Baba'yla birlikte sürekli var olan Oğul Tanrı'dır...

8. Kutsal Ruh

0.Tanrı'nın bilinçsiz bir enerjisidir...

0. Üçlübirliğin üçüncü Tanrısal şahsiyetidir…

0. Güçlü bir melektir...

9. Üçlübirlik

0 . Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'tan oluşur…

0. Baba, Oğul ve Meryem anadan oluşur…

0. Baba, Kutsal Ruh ve Meryem anadan oluşur...

10. Üçlübirlik

0. Bir kilise uydurmasıdır..

0. Putperest kökenlidir...

0. Kutsal Kitap'ın Baba, Oğul ve Kutsal Ruh hakkındaki öğretilerinin sentezi sonucunda varılan Tanrısal bir öğretidir...

11. Tanrı'ya karşı temel yükümlü lüğümüz

0. Hayır işleri yapmaktır...

0. Zaman buldukça kilisede mum yakmaktır...

0. O'nu tüm varlığımızla sevmek, ruhta ve gerçekte bir tapınış sunmaktır…

©2005 Brüksel İncili (Avederenagan) Kilisesi Diabetes Symptoms And Supplies- This site provides usefull information for Diabetics.